(2004 S. K. m. 89)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bergama 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 10.12.2009 tarih ve 2009/137-2009/375 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hâkimi E.K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesinde mevduat hesabının bulunduğunu, bu hesap üzerine A. İcra Müdürlüğü tarafından 23.09.2008 tarihinde haciz konulduğunu, davalı bankanın icra müdürlüğüne gönderdiği yazıda, haciz yazısının tebliğinden sonra hesaba yatacak paraları kapsamadığını belirttiğini, buna rağmen hesaba bloke koyduğunu, bu nedenle hesabın kullanılamadığını, davalı banka tarafından yapılan işlemin usulsüz olduğunu ileri sürerek, davalı ile müvekkili arasındaki çekişmenin giderilmesine ve davalının uygulamasının doğru olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, görevli mahkemenin icra hukuk mahkemesi olduğunu, müvekkilinin davada taraf sıfatının bulunmadığını, ilgili icra müdürlüğünün talimatı doğrultusunda müvekkilinin işlem tesis ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre A. İcra Müdürlüğü'nün 23.09.2008 tarihli yazısı üzerine davalı banka tarafından bloke işleminin gerçekleştirildiği, davalı bankanın kendisine gönderilen yazı içeriğine uygun biçimde işlem yaptığı, zira gönderilen yazıda açıkça, söz konusu yazının ulaşmasından sonra hesaba intikal edecek miktarların da bloke altına alınmasının istenildiği, bu durumda davalıya yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı, haciz yazısının İİK.nın 89. maddesine uygun düşmediği söylenebilirse de bu halde yapılması gerekenin şikayet yoluyla işlemin iptal edilmesini istemek olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 03.04.012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy