(818 S. K. m. 41, 42, 43, 47)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.10.2009 tarih ve 2005/467-2009/387 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Vedat Yalçın tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; davalının müvekkilini gerçek dışı ithamlarla suçlayarak İçişleri Bakanlığına şikayet ettiğini, soruşturma sonucunda şikayetin haksızlığının anlaşıldığını ve savcılık tarafından müvekkili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, bu olay sebebiyle müvekkilinin ticari itibarı ve piyasadaki güvenilirliğinin sarsıldığını, mallarına ve araçlarına el konulduğundan ticari faaliyette bulunamadığını, davalının şikayet hakkını şahsi çıkar sağlamak, ticari rakiplerini devre dışı bırakmak amacıyla kötüye kullandığını ileri sürerek, şimdilik (500,00) TL maddi ve (15.000,00) TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin müdürü olduğu şirket adına şikayette bulunduğunu, husumetin doğrudan kendisine yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin müdürü olduğu şirketin T... marka ürünün Bayındır ve Tire yetkili bayisi olduğunu, davacının bu bölgelerde haksız rekabet fiilini işlediğini, şikayetin haklı olduğunu,, zira 11.9.2004 ve 29.7.2004 tarihli fatura içeriklerine göre davalının T... marka ürünü sattığının sabit olduğunu savunarak, öncelikle yetki ve husumet nedeniyle, aksi takdirde esastan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, kaçakçılık iddiasıyla davacının ticari faaliyeti ve ürünleri hakkında yetkili adli ve idari makamlara yapmış olduğu başvuruların reddedildiği, davacı hakkındaki isnatların asılsız bulunduğu, bu sebeple davalının bu eyleminin haksız rekabet oluşturduğu gerekçesi ile, davacının ispatlanmayan maddi tazminat isteminin reddine, tarafların ekonomik sosyal durumları, davacının zedelenen ekonomik kişilik hakları ve ticari itibarıyla iktisadi menfaatlerinde meydana gelen zararın derecesine göre manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle (10.000) TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak olayın oluş şekli itibariyle daha ılımlı bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken (10.000) TL manevi tazminata hükmolunması doğru olmamış, kararın bu sebeple davalı yararına BOZULMASINA karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazının kabulüyle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy