(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 1.10.2009 tarih ve 2007/661 - 200912744 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının taşımadan kaynaklanan borcunu ödemediği için Bakırköy 8. İcra Müdürlüğü'nde 3.531,17 TL üzerine icra takibi başlatıldığını, borçlunun icra takibine itiraz ettiğini, itirazın yerinde olmadığını savunarak itirazın kaldırılmasına, % 40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin borcu olmadığını, davacının icra takibine konu faturaların müvekkili şirket kayıtlarında yer almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin ibraz ettiği faturalara ve konşimentolara göre davalıya taşıma hizmetinin verildiği, ihtarnamenin 29.3.2007 tarihinde davalıya tebliğ edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın kaldırılmasına, takibin 3.542,55 TL üzerinden devamına, alacak bilirkişi raporu ile belirlendiği için icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşımadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu olan taşıma akdine dayalı alacağın tazminat niteliğinin bulunmadığı, önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı kuşkusuzdur. Bu durum karşısında, İ.İ.K.'nun 67. maddesi hükmündeki koşullar gerçekleştiğinden, davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harem istemi halinde temyiz edene iadesine, 26.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy