(4721 S. K. m. 83)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesince verilen 09.06.2008 tarih ve 2004/728-2008/348 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve müdahiller vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Asıl davada davacılar vekili, müvekkillerinin 299 ortaklı olan davalının bir kısım ortakları bulunduklarını, Sarıyer ve Cevizlide iki taşınmazının olduğunu, yöneticilerin de aralarında bulunduğu bir kısım ortakların Cevizlideki taşınmaz üzerine yaptırdığı konutları teslim aldıklarını, 14 yıl geçmesine rağmen Sarıyerde yapılacak konutların teslim edilmediğini, bir kısım ortakların açtığı dava sonucu ortakların bu taşınmaza konutlarını kendilerinin yapmalarına karar verildiğini, konutlarını alan ortakların da katılımı ile davalının mahkeme kararını delmeye çalıştığını, olağanüstü toplantı yaparak genel kurul kararına dayanmayan inşaat sözleşmesinin onaylanmasına karar verildiğini, iki ortaklığı olan ortakların bir paylarını satabileceklerine, ancak satın alanın hukuken ortak olarak tanınmayacağına ve ayrıca yasaya aykırı inşaat sözleşmesinin iyileştirilmesi amacıyla yapı denetim firmasıyla anlaşılmasına karar verildiğini, bu kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğunu ileri sürerek, 20.11.2004 tarihli genel kurulda alınan 3, 5 ve 6 ncı maddelerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı M. Z.ın kararlara muhalefetinin olmadığını, dava hakkının bulunmadığını, Sarıyer konutlarının yapımının yasal ve bürokratik engellerden dolayı geciktiğini, imar mevzuatı nedeniyle beklendiğini, 2003 yılında arsa için 329 konutluk imar izni alındığını, kesinleşmiş karar olmadığını, imar sonucu başta Sarıyer konutlarını tercih edenlere iki, Cevizli arsasını tercih edenlere bir adet konut inşa ettirmenin karara bağlandığını, kararların yerinde olduğunu savunarak, davanı reddini istemiştir.
Birleşen davada davacılar vekili, müvekkillerinin Sarıyer arsası üzerinde yapılması düşünülen ikinci konutlarda hak sahibi olduklarını, bu konuda açılan davanın kabul edildiğini, 20.11.2004 tarihli genel kurulda genel kurul kararına dayanmayan yönetimin yaptığı inşaat sözleşmesinin onaylanmasına karar verildiğini, alınan kararda ortak sayısı düşük gösterilerek müvekkillerinin yapılacak konutlardan yoksun bırakıldıklarını, tapuların alınması için yetki verildiğini, diğer kararlarda da müvekkillerinin dışlandığını belirterek, davalı ile dava dışı firma arasında yapılan inşaat sözleşmesinin, yapılacak kura çekiminin ve 20.11.2004 tarihinde yapılan genel kurulun 3, 4, 5, 6 ve 7 nci maddelerinin iptallerine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, üç ortak dışındakilerin muhalefetlerinin bulunmadığını, dava açma haklarının olmadığını, iptali istenilen kararların yerinde bulunduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Davaya müdahale talebinde bulunanlar vekili, davacıların Cevizlide kendilerinin konut istemediğini, alınan kararların yerinde olduğunu, Sarıyerdeki imar durumunun başka bir seçenek tanımadığını, dava hakkının kötüye kullanıldığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl ve birleşen davanın davacısı kooperatifin yüklenici şirket ile düzenlenmiş olan sözleşmenin onaylanmasına ve devamına, eski sözleşmeye alt ve üst yapı inşaatı ile ortak mahal inşaatı işlerinin dahil edilmesine ilişkin olarak 3 üncü gündem maddesinin, kooperatifte iki ortaklığı bulunan 66 ortağın ortaklık paylarından birini devretmesi durumunda devir alan kişiye ortaklık tahsisi yapılmamasına ilişkin 5 inci gündem maddesi ile yönetim kuruluna denetim firması ile sözleşme yapılması için yetki verilmesine dair 6 ncı gündem maddesinin anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olması dolayısıyla iptaline, bu maddelere ilişkin asıl davada karar verildiğinden birleşen davada ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, diğer istemlerin reddine, asıl davada M. Z. Y.ın aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle bu davacının davasının usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile müdahiller vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, süresinden sonra verilen temyiz dilekçesinin temyiz itirazlarının incelenmesinde dikkate alınmayacak olmasına göre, müdahiller vekilinin tüm, asıl ve birleşen davalının davalısı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Asıl ve birleşen dava, genel kurulda alınan kararlar ile davalı kooperatifin dava dışı yüklenici ile yaptığı sözleşmenin iptali istemlerine ilişkindir. Ancak, asıl davada davacı M. Zın davasının aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesine rağmen bu dava nedeniyle kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti tayin edilmemesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3 - Ayrıca, davalı vekili, yargılama sırasında verdiği dilekçe ile birleşen davanın davacıları arasında yer alan S. B. Ö.nın dava açıldıktan sonra öldüğünü bildirmiş olmasına rağmen aktif dava ehliyetini ilgilendiren bu iddia üzerinde durulmadan, anılan davacının ölmüş olup olmadığı araştırılmadan, ölmüş ise mirasçıları tarafından davaya devam edilip edilmeyeceği değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi de yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle müdahiller vekilinin tüm, asıl ve birleşen davanın davalısı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın bozulmasına, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının müdahillerden alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy