(6762 S. K. m. 785, 786)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.4.2008 tarih ve 2006/33-2008/208 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından üretilen yatın Antalya'dan İzmir'e taşınması işinin davalı tarafından üstlenildiğini ancak taşıma sırasında yatın hasar gördüğünü, bu sebeple müvekkili tarafından 3.800 Euro onarım masrafı, 3.000 Euro pişmanlık navlunu ödemesi yapıldığı, ayrıca vinç bedeli olarak 250 USD harcandığını, tekne örtüsü, gümrük çıkış mesai bedeli gibi adlar altında pek çok ödemenin gerçekleştirildiğini ve olay sebebiyle müvekkilinin müşteri çevresi nezdinde itibar kaybettiğini ileri sürerek, 14.525 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 12.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan nakliye sözleşmesi gereğince davaya konu yatın davalı tarafından taşındığı ve davalının kusuru ile hasarın meydana geldiği, davacının ödediği 3.000 Euro tutarındaki pişmanlık navlunu, vinç taşıma bedeli ve denize indirme masrafının da bu sebeple yapıldığı, manevi tazminat koşullarının ise oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 13.039,55 TL'nin 13.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı tarafından davadan sonra davacının hesabına yatırılan 7.540 TL'nin infaz aşamasında dikkate alınacağına ilişkin hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava yurt içi taşıma ilişkisinden kaynaklanan hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Yurt içi taşımalarda taşıyıcının tazminat sorumluluğu, Türk Ticaret Kanununun 785 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, değinilen maddenin 2. fıkrası uyarınca hasardan doğan tazminat ancak eşyanın gönderilene teslim edileceği yerde hasardan önceki değeri ile hasardan sonraki değeri arasındaki farka göre hesap edilecektir. Bu durumun istisnası ise 786. maddenin 3. fıkrasında düzenlenmiş ve taşıyıcının ağır kusuru veya hilesinden kaynaklanan zararlarda tam tazminat istenebileceği öngörülmüştür. Buna karşın mahkemece, davacının teknede oluşan hasar dışındaki taleplerine yönelik kabul gerekçesinde, davalının kusuru ile hasara sebep olması gösterilmiş olup davalının ne sebeple tam tazminattan sorumlu olduğu, ağır kusurunun veya hilesinin bulunup bulunmadığına değinilmemiştir. O halde mahkemece, öncelikle davalının meydana gelen hasar sebebiyle T.T.K.'nun 785. maddesi gereğince sınırlı sorumluluğunun bulunup bulunmadığı karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy