(5363 S. K. m. 4, 8, 14, 20) (Tarım Sigortaları Havuzu Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik m. 22)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Kuluncak Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.12.2009 tarih ve 2007/26-2009/141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı Tarsim A.Ş. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen gününde davacı avukatı A. F. N.la davalı avukatı B. E. C. gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. S. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin Malatya İli Kuluncak İlçesi Çayköy Köyünde bulunan kayısı bahçelerini don zararına karşı 39828 nolu poliçeleyle sigortalattırdığını, Kuluncak İlçesinde 24 nisanı 25 nisana bağlayan gece oluşan don nedeniyle müvekkilinin çiçek döneminden meyve dönemine geçmiş kayısı ağaçlarının zarar gördüğünü, davalının buna rağmen ödeme yapmaya yanaşmadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla sigorta kapsamında kalan zarar bedelinin %50 olan 33.000 YTL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı TARSİM vekili, müvekkil şirketin içlerinde davalı Koç Allianz Sigorta A.Ş.'nin de bulunduğu 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu kapsamında kurulmuş ve konusu devlet destekli tarım sigortaları olan tarım sigortaları havuzunun idarecisi olduğunu, kar amacı gütmediğini, sigorta sözleşmelerinin sigortalıya her halükarda ve karda zararın karşılanmasını talep hakkı sağlayan hukuki metinler olmayıp teknik hesaplamalar sonucu sigortalanabilir olduğu tespit edilen menfaatlerin belirlenen primler karşılığında ve belli koşullar altında teminat altına alınmasına hizmet ettiğini, davacı sigortalının yaptığı ihbar neticesinde sigorta sözleşmesine konu olan bahçeler üzerinde yapılan ekspertiz incelenmesinde hasar anındaki meyvenin yetişme evresinin çiçeklenme dönemi içinde olduğunun tespit edildiğini, sigorta poliçesinin teminat kapsamının çiçeklenmenin son bulmasıyla başlaması nedeniyle davacı tarafa tazminat ödenmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Koç Allianz Sigorta A.Ş. müvekkilinin taraf ehliyeti olmadığını, Tarım Sigortaları Kanunu'na 8 inci maddesine göre kurulan havuzun kaynakları tarım sigortalarına ilişkin tazminat ödemelerini karşılamak için kullanılacağını, havuzun işletmesini Tarım Sigortaları Havuz İşletmeleri A.Ş.'nin yüklendiğini ve bu şirketin görev ve sorumluluklarının belirlendiği 20. maddeye göre şirketin tazminat ödemelerinin en kısa sürede yapılmasını sağlamakla görevli olduğunu, söz konusu Kanunun 14 üncü maddesine göre, sigorta şirketlerinin tarım üreticileriyle tarım sigorta sözleşmelerini kendi adlarına akdettiğini, prim ve riskin tamamını havuza devrettiğini, kanun ve yönetmelik uyarınca sigorta şirketlerinin sorumluluğunun tarım sigorta poliçeleri tanzim etmekle sınırlı olduğunu, hasar değerlendirilmesinin yapılması ve tazminat ödenmesinin sorumluluğunun diğer davalı TARSİM'e ait olduğunu, ağaçların çiçeklenme döneminde meydana gelen hasarların poliçe kapsamı dışında olduğunu, ayrıca belirtilen tazminatın fahiş olduğunu, davanın bu nedenlerle reddini talep etmiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, don olayının ağaçların meyve döneminde olduğu, meyvelerde oluşan hasar sigorta poliçesinin kapsamı içinde olup sigortacı hukukçu tarafından sigorta poliçesine uygun olarak hesaplanan sigorta tazminatına davacının hak kazandığı, acenteye doğrudan husumet yöneltilemeyeceği, davalı sigorta şirketinin ise, 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu m.4,14 ile Tarım Sigortaları Havuzu Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik m.22 uyarınca, sigorta şirketleri bu kanun kapsamında tarım sigortaları alanında elde ettikleri primin tamamını havuza devretmekle yükümlü olduğu, sigorta şirketleri tarım üreticileriyle tarım sigortaları sözleşmelerini kendi adlarına akdederek, prim ve riskin tamamını havuza devrettikleri, sigorta sözleşmelerinin Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapıldığı, Koç Allianz Sigorta A.Ş. tarafından davacıyla imzalanan sigorta poliçesinin davalı TARSİM hesabına akdedilmiş olup tahsil edilen prim ve risk TARSİM'e devredildiğinden davalı Koç Allianz Sigorta A.Ş.'nin davada pasif husumet ehliyeti olmadığı gerekçeleriyle davacı tarafından davalılar Koç Allianz Sigorta A.Ş. ile Yahya Öz Koç Allianz Malatya Acenteliği aleyhine açılan davaların husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 30.742,2297 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar davalılardan Tarsim A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Tarsim A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılardan Tarsim A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalı Tarsim'den alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.411,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy