(556 S. KHK m. 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 8.12.2009 tarih ve 2008/20-2009/270 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Süzer tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 05, 29. ve 30. sınıflarda tescilli SULTAN, SULTANİ, ETİ SULTANİ BRAN BİSCUİT WİTH SULTANAS+şekil ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin SULTAN BOHÇASI ibaresini 30. sınıfta yer alan emtialar için tescil başvurusuna yaptıkları itirazın reddedildiğini, davalı markasının müvekkilinin markalarının serisi gibi algılanacağını ve tanınmışlığından haksız olarak yararlanacağını ileri sürerek, YİDK kararının iptalini, markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, taraf markalarının iltibasa sebep olabilecek düzeyde benzer olmadığını, TPE'ce yapılan işlemlerin doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Bekir Artuğ vekili, markaların farklı olduğunu ve karıştırılmasının mümkün olmadığını, sultan ibaresini içeren bir çok tescilli marka bulunduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istenmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının SULTAN, Hitit Güneşi Şekli+ SULTANİ ve ETİ SULTANİ Şekil ibarelerinden oluşan markaları ile davalının SULTAN BOHÇASI ibareli markası arasında benzerlik bulunmadığı, davacı markalarındaki Hitit Güneşi Şekli ve SULTAN kelimesinin sonundaki İ harfinin, ETİ ibaresi ve ambalaj şeklinin markalara ayırt edicilik sağladığı, 556 Sayılı K.H.K.nın 7/1-b ve 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı ve ortalama tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimalinin olmadığı, davacı markalarının tanınmış marka olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davacı adına SULTAN ibareli markanın tek ve esaslı unsur olarak TPE nezdinde 30. sınıf mal ve hizmetlerde tescilli olması sebebiyle uyuşmazlık konusu SULTAN BOHÇASI ibareli marka başvurusunun 556 Sayılı K.H.K.nin 8/1-b bendi hükmü bakımından özellikle başvuru kapsamındaki 30.05 alt grupta yer alan ürünlerde iltibas tehlikesi yaratacağı gözetilmeksizin bu alt grup yönünden davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy