(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.7.2008 tarih ve 2005/108 - 2008/276 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N
A
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında yapılan sözleşmeler uyarınca müvekkilinin kablo TV alt yapısını kurması, TV yayınları ve internetin abonelere ulaşacağı şekilde kablo tesislerini döşemesi, şebekede meydana gelen arızaları gidererek bakımlarını yapması, davalının ise bu işler sebebiyle abonelere tahakkuk ettirdiği gelirlerden müvekkili şirkete %29,787 oranında pay vermesinin öngörüldüğünü, tahakkuk eden gelirlerden her türlü vergi, resim ve harçların düşülerek davalının müvekkiline ödeme yapması gerektiği halde davalının hatalı matrah uygulaması ve gerekmediği halde Özel İletişim Vergisi (ÖİV) kesintisi yaparak müvekkilinin gelir kaybına uğramasına sebep olduğunu ileri sürerek, fazlaya ve talep edilmeyen kısma ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 5.100.00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş. 14.5.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 80.067,66 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin uygulamasının doğru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, vergi matrahının davalı tarafça yanlış hesaplanması sonucu davacıya 79.967,66 TL eksik gelir payı ödendiği, ÖİV'ne yönelik davanın ise yasal dayanaktan yoksun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 79.967,66 TL'nin tahakkuk tarihlerinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava dosyasına eklenmiş bulunan ve davalı tarafın itiraz nedeni olarak ileri sürdüğü emsal davada verilmiş olan bilirkişi raporu ile işbu davada hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunun birbirinden tamamen farklı sonuçlar öngörmüş olmasına rağmen aradaki bu farklılık açıklanmadan hüküm tesisi yerinde olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen 2005/196-650 Sayılı dava dosyasında hükme esas alınan 20.6.2005 havale tarihli bilirkişi raporunda ulaşılan sonucu da tartışacak şekilde teknik bilgi gerektiren uyuşmazlığın çözümü için denetime imkan veren yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 18.7.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy