(6762 S. K. m. 1281)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.11.2009 tarih ve 2009/171 - 2009/420 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketle davalı şirket tarafından müştereken sigortalanan Z. N. Ç.'nin 12.04.2007 tarihinde ameliyat olduğunu, söz konusu ameliyata ilişkin olarak müvekkili tarafından 14.805,72 TL tedavi giderinin hastaneye ödendiğini, davalının da bu tutardan müvekkiliyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalının, sorumlu olduğu miktarın tahsili için yapılan takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının taleplerine dayanak yapılan sigorta poliçesinin müvekkili tarafından değil, A. H. Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça ibraz edilen poliçenin davalı tarafından düzenlenmediği, poliçenin dava dışı A. H. Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edildiği, davalıyla anılan şirketin farklı tüzel kişiliklerinin bulunduğu, poliçeden kaynaklanan sorumluluğun poliçeyi düzenleyen dava dışı şirkete ait olduğu gerekçesiyle, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, müştereken sigortalanan kişinin hastane masraflarının rücuen tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece, dava dışı Z. N. Ç.'nin davacı dışında A. H. Sigorta A.Ş tarafından sigortalandığı, bu şirketin davalı şirketten ayrı bir tüzel kişiliği haiz olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, yargılama sırasında A. H. Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen sağlık sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan hak ve borçların davalıya devredildiği, bu durumda davalı şirketin adı geçen şirketin halefi olduğu gözden kaçırılmıştır. Bu itibarla, mahkemece, davalı şirketin yargılama sırasında taraf sıfatını kazandığı gözetilerek işin esasına girilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy