(556 S. KHK m. 9, 61, 66, 67, 68) (6102 S. K. m. 56, 57)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08.10.2009 tarih ve 2008/94 - 2009/189 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 17.01.2012 günde hazır bulunan davacı vekili Av. N. S. ile davalı vekili Av. P. Y. geldiler, taraf avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi Mutlu Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin kurulduğu 1989 yılından beri International Hospital İstanbul markasını kullanmakta olup, anılan ibareyi 22.12.1995 tarihinden itibaren de kendi adına hastane ve sağlık hizmetleri alanında marka olarak tescil ettirdiğini ve müvekkilinin bu marka ile Türkiyede özel hastaneciliğin öncüsü olarak haklı bir üne kavuştuğunu, davalının Beylikdüzünde açtığı hastanenin giriş panolarında Medicana International ibaresini, verdiği reklamlarda ise Medicana International Hospital İstanbul ibaresini kullandığını, yine sözkonusu ibareyi internet sitesindeki tanıtımında ve telefon açılış anonslarında kullanmak suretiyle davalının müvekkili şirketin marka haklarına açıkça tecavüzde bulunduğunu, ihtarname gönderilmesine rağmen davalının müvekkilinin marka haklarına tecavüz oluşturan fiillerine devam ettiğini ileri sürerek, müvekkili şirkete ait tescilli markaya yönelik davalı tarafından yapılan tecavüz fiillerinin durdurulması ve tecavüzlerin giderilmesini, davalı şirkete ait web sayfasına erişimin engellenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 556 sayılı KHKnin 66/c maddesi uyarınca 100.000,00 TLnin faiziyle davalıdan tahsilini, bu miktarın aynı KHKnin 67. maddesi uyarınca artırılmasını, aynı KHKnin 68. maddesi uyarınca 100.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, verilecek kararın masrafı davalıdan alınmak suretiyle gazete ve televizyon kanallarında yayınlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kullandığı ve davaya konu edilen ibarelerin içeriğinde kendi markası olan ve yıllardır kullanarak ayırt edicilik kazandırdığı Medicana ibaresinin yer aldığını, davacının markasındaki ibarelerin tek başına hiçbir ayırt edici yönü bulunmadığını, davacının marka olarak tescili mümkün olmayan ibarelerinin müvekkili şirkete ait Medicana ibaresiyle birlikte kullanılmasının davacının markasıyla iltibas oluşturmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının tescilsiz "Medicana İnternational Hospital İstanbul","Medicana İnternational, "Medicana İnternational İstanbul" hizmet markalarını hastane ve sağlık hizmetlerinde kullanmasının davacının tescilli markasına tecavüz oluşturduğu, davalının tescilli medicana ibaresini kullanmış olmasının davacının markası karşısında ayırtedicilik sağlamadığı, bu durumun halkın markalar arasında karıştırma, idari veya ekonomik olarak bağlantı kurma ihtimalini ortadan kaldırmadığı, bu kapsamda davalının eyleminin 556 sayılı KHKnin 61 ve 9. maddeleri ile TTKnun 56 ve 57. maddeleri çerçevesinde davacının markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davalının Medicana International Hospital, Medicana International İstanbul, Medicana International ibarelerini tanıtım broşürlerinde, pano ve ilanlarda, yazılı ve görsel basındaki reklamlarda ve internet sitelerinde kullanmasının davacının tescilli markası ile iltibas ve haksız rekabet oluşturduğunun tespit ve men'ine, 556 sayılı KHKnin 66/c maddesi uyarınca 75.000,00 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istem ile davacının 556 sayılı KHKnin 68. maddesi kapsamındaki tazminat isteminin reddine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 75.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, www.medicana.com.tr alan adlı internet sitesinin erişime engellenmesi isteminin sözkonusu alan adının dava dışı Bahçelievler Sağlık Hizmetleri A.Ş. adına kayıtlı olması ve alan adı sahibi şirkete karşı açılmış bir dava bulunmaması nedeniyle istemin reddine, karar kesinleştiğinde masrafı davalı taraftan karşılanarak hükmün gazetede ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı tarafından davacı adına tescilli International Hospital İstanbul markasına yönelik tecavüz fiillerinin durdurulması, maddi ve manevi tazminatlar ile fer'i istemlere ilişkindir.
International Hospital İstanbul ibarelerinin marka tescil belgesindeki şekil unsuru ile birlikte hastane ve sağlık hizmetleri alanında davacı adına hizmet markası olarak tescilli olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu uyuşmazlıkta çözümü gereken yön, davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalının kendisine ait hastanenin tanıtım ve reklamında kullandığı ibarelerin davacının anılan tescilli markasına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, markalar arasında iltibas bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davacı adına tescilli ibarelerden International ibaresi Türkçede uluslararası anlamına gelen bir ibare olup, iş yaşamında hemen hemen her sektörde faaliyet gösteren tacirler tarafından yapılan işin boyutunu, niteliğini ve faaliyetin ulusal sınırları aştığını göstermek için kullanılan genel bir ibare olduğu, bütün tacirlerin kendi unvanları ve markalarıyla birlikte bu ibareyi kullanma haklarının bulunduğu, markada geçen Hospital ibaresinin de Türkçede hastane anlamına gelip, bu anlama geldiğinin hemen herkes tarafından bilindiği ve sağlık sektöründe bu ibarenin sık şekilde kullanıldığı, bu nedenle ayırt edici bir işaret değil de yapılan işin cinsini gösteren bir işaret haline geldiği, markada geçen İstanbul ibaresinin de ülkemizin en büyük şehrinin ismi olmasının yanında ülkemizin dünyada en çok tanınan şehri olması nedenleriyle de ayırt edici ekler ve işaretler kullanılmak suretiyle herkese açık bir işaret olduğunun kabulü gerektiğinden davacının markasını oluşturan işaretler bir bütün olarak ve tescil belgesindeki şekil ile birlikte yasal koruma altında olup, davacının tescilli markasında geçen bu genel işaretlerin üçüncü kişiler tarafından davacının tescilli markasına yakınlaştırma yapılmadan ayırıcı işaret ve eklerle birlikte kullanılması mümkün olup, aksi halin kabulü esasen ticari yaşamda herkese açık olması gereken işaretlerin bir kişinin tekeline verilmesi sonucunu doğurur ki bu durum da ağır haksızlıklara yol açar.
Buna göre somut olayda, davacı adına marka olarak tescilli işaretler bir bütün olarak ve tescil belgesindeki şekil unsuruyla birlikte koruma altında olup, davalının ticaret unvanında geçen ve faaliyetlerinde kullandığı Medicana ibaresinin davacının markasında geçen International, Hospital ve İstanbul ibareleriyle birlikte kullanılması kendi hizmetini tanıtım amacına yönelik olup, bu kullanım şekli davacının tescilli markasına yönelik bir tecavüz, yakınlaştırma ve iltibas oluşturmamaktadır. Davalının kullanım şekilleri incelendiğinde Medicana ibaresinin ön planda olup, bu kullanım şeklinin davacının tescilli markasını çağrıştırmadığı gibi gerek özel sağlık hizmetlerinin hitap ettiği toplumsal kitlenin gerekse sağlıkla ilgili hususlarda toplumun bütün kesimlerindeki bireylerin sağlık hizmetleri alacakları hastane ve tedavi kurumlarını seçerken daha dikkatli ve titiz davrandıkları da göz önüne alındığında taraf markalarından faydalanan tüketiciler ile potansiyel tüketicilerin taraf markalarını karıştırmayacakları, davacının hastanesi yerine davalının hastanesine gitmeyeceklerinin de anlaşılmış olmasına göre, davalının davaya konu kullanımlarının davacı markasına tecavüz oluşturmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalının davaya konu kullanımlarının davacının markasına tecavüz oluşturduğuna karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri ile hükmün ilanı kararına yönelik olarak yaptığı temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bu bentte açıklanan hususlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.01.2012 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy