(6102 S. K. m. 1268, 1299)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17/03/2010 tarih ve 2008/183-2010/191 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi C.Sibel Meral tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigorta poliçesi ile davalıya sigortalanan eczanesinden, hırsızlık olayı neticesinde ilaç, kozmetik ve bir takım cihazlardan oluşan yüklü miktarda malların çalındığını, zararın sigorta şirketinden talep edilmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek 10.000.00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talep edilen hasarın teminat dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre taraflar arasında işyeri sigorta poliçesi düzenlendiği, davacı sigortalının poliçe özel klozuna uygun temperli ve lamine cam koşulunu yerine getirmesine rağmen rizikonun gerçekleşmesi ile söz konusu koşullar arasında doğrudan illiyet bağının bulunmadığı, hırsızlığın camların kırılması, delinmesi ya da kesilmesi gibi bir işlemle değil kilit dillerinin kırılması sureti ile hırsızlığın gerçekleştiği, zararın hırsızlık sigorta poliçesi genel ve özel şartlarına uygun olduğu gerekçesiyle ıslahla arttırılan zarar miktarı 41.239 TL'nin faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Ancak davacı 02.03.2009 tarihinde davasını ıslah etmiş, davalı süresi içinde zamanaşımı definde bulunmasına rağmen mahkemece gerekçe gösterilmeksizin zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. TTK. 1268'inci maddesi gereğince sebepsiz yere ödenmiş bulunan primin veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları dahil sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, iki yılda müruruzamana uğrar. TTK. 1268'inci maddesinde zamanaşımı başlangıcı gösterilmemiş bu husus genel hükümlere bırakılmıştır. Borçlar Kanunu'nun 128'inci maddesine göre zamanaşımı alacağın muaccel olduğu tarihten başlar. Genel olarak sigorta ettirenin rizikoyu öğrendiği tarihten itibaren 5 gün içinde sigortacıya haber vermesi zorunludur. Alacak TTK 1299'uncu maddesi uyarınca ihbar olunduğu tarihte muaccel olur. Bu durumda, ıslah edilen miktar bakımından zamanaşımının gerçekleştiği ve davalı tarafın bu bölüme ilişkin zamanaşımı definin yerinde bulunduğu nazara alınarak mahkemece ıslah edilen tutarın zamanaşımı bakımından reddine karar vermek gerekirken, kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; 2 numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2012 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy