MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.03.2010 tarih ve 2009/265-2010/142 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15.01.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ...'da mukim müvekkilinin "..." markasi ile pirinçten imal edilen özel bir tür gıda ürününün üretim ve satışını yaptığını, davalıların da aynı nitelikteki bir ürünü "..." markası ile pazarladığını, davalıların bu ürünün hastalıkları giderdiği, adeta bir ilaç olduğu izlenimini yaratacak şekilde abartılı ve halkı yanıltıcı reklamlar yaptıklarını ileri sürerek, davalıların fiillerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespit ve önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ...'a husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirketin Türkiye'de ve Avrupa'da satış ve pazarlama yaptığını, ancak reklam ve tanıtımlarını sadece Avrupa'da gerçekleştiğini, Türkiye'de hiçbir reklamının bulunmadığını, reklamların haksız rekabet oluşturmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı tarafından televizyon kanallarında ve internet sitelerinde yapılan reklamların halkı yanıltıcı ve gerçeğe aykırı olduğu, bu nedenle de haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile önlenmesine, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar davacı tarafça talep edilmediği halde mahkemece hüküm özetinin ilanına karar verilmesi doğru değilse de, davalılar vekilinin bu hususta bir temyiz itirazı ileri sürmediği gibi, temyiz itirazları arasında re’sen temyiz nedeninin dahi bulunmamasına, yine davalı ...’ın davalıların üretip pazarladığı ürünün üzerinde yer alan “...” markasının sahibi olması ve dava konusu reklamlarda bizzat rol alıp oynaması karşısında, mahkemece anılan davalının dahi davadan sorumlu tutulmasında bir isabetsizliğin bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 7,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 17.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.