(2004 S. K. m. 257)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.4.2011 tarih ve 2011/91-2011/91 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. O. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz isteyen vekili, borçlunun, müvekkiline vermiş olduğu 15.7.2010 vade tarihli 13.116 USD'lik senedi bugüne kadar ödemediğini, alacaklarının rehinle teminat altına alınmadığını, İ.İ.K.nın 257 nci maddesinde aranan şartların oluştuğunu ileri sürerek, talep tarihindeki döviz kuru üzerinden 20.565,88 TL alacaklarının, tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL'lik kısmı için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, senedin bölünemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Alacaklı, bonoya dayalı alacağın tamamı için değil yalnızca bir kısmı için ihtiyati haciz talep etmiş, mahkemece, senedin bölünemeyeceğinden bahisle talebin reddine karar verilmiştir. Alacaklının, alacağının istediği kadarı için ihtiyati haciz talep etmesine bir engel bulunmamaktadır. Bu husus gözetilmeden, yazılı gerekçeyle talebin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy