(2004 S. K. m. 257)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02.06.2011 tarih ve 2011/69-2011/69 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Duygu Süzer tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz isteyen banka vekili, borçlu F. Y.'ın müvekkili bankadan aldığı kredi kartı borcunu ödenmediğini, borcun ödenmesi için gönderilen ihtarnamenin tebliğ edildiğini, borçlunun ödeme yapmayarak temerrüde düştüğünü, mal kaçırma ihtimali olduğunu ileri sürerek, 3.249,51 TL alacak yönünden borçlunun menkul ve gayrimenkulleriyle 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.
Mahkemece, borçlunun mallarını kaçırma hazırlığı içerisinde bulunduğu hususu ispat edilemediğinden talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen banka vekili temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkindir.
2004 Sayılı İ.İ.K.nun 257. maddesinde ihtiyati haczin şartları düzenlenmiştir. Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya 3. şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haciz ettirebilir.
Somut olayda muaccel olan borç sebebiyle ihtiyati haciz talep edilmiştir. Yukarıda anılan maddede muaccel borç alacağı için mal kaçırma hazırlığında olma koşulu olmadığı halde, mahkemece borçlunun mal kaçırma hazırlığı ispatlanamadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle ihtiyati haciz talep eden Banka vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın BOZULMASINA, 26.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy