MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.06.2003 tarih ve 2002/755-2010/136 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15.01.2013 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. ... ile asıl ve birleşen davada davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Emniyet silindirli omurga açık vida ve kanca kapağı" konulu buluşu için 1998/02497 nolu faydalı model belgesinin sahibi olduğunu, davalıların müvekkilinin tescilli faydalı model belgesine benzer ürünleri üreterek piyasaya sürdüğünü ileri sürerek, davalının eyleminin müvekkilinin tescilden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile önlenmesini, ürünlere ve araçlara el konulmasını talep etmiş, birleşen davada müvekkiline ait faydalı model tesciline davalı şirketlerin tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitini ve önlenmesini, 10.000 TL manevi ve 40.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı adına tescilli faydalı model belgesinin konusu ürünün çok önceden beri piyasada kullanıldığını, yeni olmadığını, tüm dünyada ve Türkiye'de üretildiğini, kendi ürünleri ile davacının ürünleri arasında farklılıklar bulunduğunu, haksız rekabet yaratacak eylemlerde bulunmadıklarını savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayandığı TR 02497 sayılı faydalı modelin yeni olmadığı gerekçesiyle iptali için ... nolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde açılan 2006/353 Esas nolu davada söz konusu faydalı modelin yeni olmadığı tespit edilerek hükümsüzlüğüne karar verilip bu kararın kesinleştiği, 551 sayılı KHK'nın 166 ve 131. maddeleri gereğince faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde kararın sonuçlarının geçmişe etkili doğacağı ve hukuki bakımdan bu kanun hükmünde kararname ile sağlanan korumanın hükümsüzlük kapsamında doğmamış sayılacağı, davacının artık 551 sayılı KHK'ya dayanarak tazminat talep edemeyeceği, hükümsüzlükle birlikte faydalı model konusu buluşun herkes tarafından kullanılma hakkı doğduğundan ve davalının faydalı model konusu buluşu kullanma dışında onun kalıplarını kullanma veya ürünün davacı firmaya ait olduğu izlenimi veren ambalaj kullanımı veya aynı satış metodlarına başvurma gibi haksız rekabet oluşturucu hileli davranışları kanıtlanamadığından, sadece aynı buluşun kullanımı haksız rekabete yol açmadığından asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen dava davacıdan alınarak asıl ve birleşen davada davalılara verimesine, aşağıda yazılı bakiye 31,45 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy