MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/11/2010 tarih ve 2006/507-2010/272 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/01/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ambalaj şekli ile dalga şekli markalarının bulunduğunu, bu markaları özgün biçimde ... ürün ambalajı üzerinde kullandığını, ayrıca müvekkilinin ürün şeklinin Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü nezdinde yapılan başvuru sonucunda 40'a yakın ülkede marka olarak tescil edildiğini, davalıya ait ... markalı 2 ayrı ürün ambalajının müvekkilinin şekil markalarına tecavüz teşkil ettiğini, ayrıca ambalaj kompozisyonu ile ürün şekli bakımından haksız rekabete yol açtığını, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalının müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan fiillerinin tespitini, önlenmesini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiş, 25.03.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile davalının ... ibareli yeni bir ürün daha piyasaya çıkardığını ileri sürerek, aynı taleplerini bu 3. ürün için de tekrarlamıştır.
Davalı vekili, tarafların markalarının birbirinden farklı olduğunu, ürün ambalajlarının benzer olmadığını, kırmızı beyaz renklerin ve ambalaj üzerindeki resim, figür ve renklerin ise dünyada birçok firma tarafından kullanıldığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıya ait ürünlerde kırmızı beyaz renklerin arasındaki eğrinin dalga şeklinde değil, düzgün çizgilere sahip eğriler biçiminde olduğu gözetilerek, dalga şekli markaları yönünden marka hakkına tecavüzün oluşmadığı, buna karşılık davacıya ait 153362 sayılı ambalaj şekli markasında yer alan görsel unsurların davalıya ait ambalaj üzerinde, davacı markası ile aşırı benzerlik yaratacak şekilde kullanıldığı, davalının bu eyleminin davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, her iki tarafa ait ambalajlar arasında da karıştırma ihtimalinin bulunduğu, bu nedenle TTK.'nun 56 ve 57. maddeleri anlamında iltibas tehlikesinin doğduğu, davalının eyleminin TTK'nun 57/5. maddesi anlamında haksız rekabet teşkil ettiği, davacının özgün ürün şekli bakımından dahi haksız rekabet koşullarının oluştuğu, bu nedenle gerek 556 sayılı KHK.'nin 72. maddesi, gerekse TTK.'nun 61. maddesi gereğince ilan talebinin yerinde görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait marka hakkına tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile önlenilmesine, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5.90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy