(6762 S. K. m. 37, 330, 355, 368, 381)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.1.2011 tarih ve 2010/284-2011/31 Sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28.6.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklamayla anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. A. Y. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi S. G. B. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin olağanüstü genel kurul toplantısında müvekkilinin şirket yönetim kurulundan azliyle yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesine karar verildiğini, 14.4.2010 tarihli 2010/2 Sayılı yönetim kurulu kararı ile de yeni yönetim kurulunun görev taksimi yaptığını, davalı şirketin yönetim kurulunun 3 kişiden oluştuğunu, genel kurulun olağanüstü genel kurula çağrılabilmesi için her üç yönetim kurulu üyesinin kabulü gerektiğini, genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılması konusunda müvekkilinin katılımıyla alınmış bir karar bulunmadığını, bu sebeple olağanüstü genel kurul toplantısının hukuka aykırı ve yok hükmünde olduğunu. T.T.K.nın 368 ve 37. maddelerine göre toplantının taahhütlü mektupla bildirilmediğini, anasözleşmenin 12. maddesine göre genel kurul toplantılarının mahalli bir gazetede ilan edilmesi gerektiği halde böyle bir ilanın da yapılmadığını. T.T.K.nın 355. maddesi gereğince olağanüstü toplantı yapılabilmesi için gerekli zorunlu şartların bulunmadığını, azle gerekçe gösterilen İzmir-Menderes İlçesi Özdere'deki Carpe Diem Claros Otelin işleriyle ilgili bilgi verilmemesi hususunun zaruri bir sebep sayılamayacağını ileri sürerek, yoklukla malul olan olağanüstü genel kurulda alınan kararlarla şirketi temsile yetkili kılınan kişilerin yetkilerinin kullanılmasının durdurularak şirkete kayyım tayinine, olağanüstü genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, T.T.K.nın 381. maddesi gereğince genel kurula katılmayan davacının dava açma hakkı bulunmadığını, davacıya taahhütlü mektupla gerekli bildirimin yapıldığını, mahalli gazetede ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanların yapıldığını. T.T.K.nın 330. maddesi gereğince idare meclisinde kararların ekseriyetle alınacağını, üç kişilik yönetim kurulunda ekseriyetin yarıdan bir fazla değil, iki oy olduğunu, murakıp K. Y.in raporunda da yer aldığı gibi davacının eylemiyle şirketin yegane işini kaybettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin yönetim kurulunun 3 kişiden oluştuğu ve T.T.K.nın 330. maddesi gereğince yönetim kurulunun karar verebilmesi için en az yarısından bir fazlasının toplantıda hazır olması gerektiği, ancak 3 kişiyle toplantının yapılmasının olanaklı olduğu, bu şartın yerine getirilmeyerek, iki kişiyle toplanılarak karar alınmasının yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle davalı şirketin 14.4.2010 tarihli, 2010/2 Sayılı olağanüstü genel kurul kararlarının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket olağanüstü genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesi içeriğinde, davalı şirketin yönetim kurulunun 3 kişiden oluştuğunu, genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılabilmesi için her üç yönetim kurulu üyesinin kabulü gerektiğini, genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılması konusunda müvekkilinin katılımıyla alınmış bir karar bulunmadığını, bu sebeple olağanüstü genel kurul toplantısının hukuka aykırı ve yok hükmünde olduğunu, genel kurula çağrı ve ilanların usulüne uygun olmadığını, T.T.K.nın 355. maddesi gereğince olağanüstü toplantı yapılabilmesi için gerekli zorunlu şartların bulunmadığını ileri sürerek, davalı şirketin olağanüstü genel kurul kararlarının iptalini istemiştir. Ancak sayılan sebeplerle olağanüstü genel kurulun iptali istenirken dava dilekçesinde hataen 6.4.2010 tarihli olağanüstü genel kurul yerine, 14.4.2010 tarihli genel kurul yazılmıştır. Dava dilekçesinde genel kurul tarihi olarak yazılan 14.4.2010 tarihi ise genel kurul tarihi olmayıp yönetim kurulunun toplantı tarihidir. Mahkemece, dava dilekçesi içeriğinde olağanüstü genel kurulun iptali istendiği nazara alınmadan ve gerekçede olağanüstü genel kurulun iptaliyle ilgili değerlendirme yapılmadan, 14.4.2010 tarih 2010/2 Sayılı yönetim kurulu kararının geçersizliği karar yerinde tartışılarak davanın kabulüyle davalı şirketin 14.4.2010 tarihli, 2010/2 Sayılı olağanüstü genel kurul kararlarının iptaline şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş. bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy