MAHKEMESİ: FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.07.2010 tarih ve 2003/1005-2010/137 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.01.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket adına TPE nezdinde tescilli faydalı model belgesi ile koruma altında bulunan “Emniyet Silindirli Omurga Açık Vida ve Kanca Kapağı” adlı buluşun davalı şirketler tarafından müvekkilinin izni olmaksızın taklit edilerek üretildiğini, pazarlandığını ve sair şekillerde ticaret alanına çıkarıldığını, davalıların usul, yasa ve hüsnüniyet kaidelerine aykırı eylemleri nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 60.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davaya konu ürünün yeni bir ürün ve icat olmayıp, birçok firma tarafından yapıldığı ve piyasaya sürüldüğü gibi davacının ürünü ile müvekkillerinin ürünü arasında teknik zorunluluğun dışında başka bir benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verildiği ve bu kararın da kesinleştiği, 551 Sayılı KHK'nin 166 ve 131. maddeleri gereğince faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde kararın sonuçlarının geçmişe etkili olup, anılan kanun hükmünde kararname ile sağlanan korumanın hükümsüzlük kapsamında doğmamış sayılacağı, dolayısıyla davacının KHK'ye dayanarak tazminat talep etmesinin mümkün olmadığı, öte yandan hükümsüzlükle birlikte faydalı model konusu buluşun herkes tarafından kullanılma hakkı doğmuş olup, davalının faydalı model konusu buluşu kullanma dışında onun kalıplarını kullanma veya ürünün davacı firmaya ait olduğu izlenimi veren ambalaj kullanımı veya aynı satış metotlarına başvurma gibi haksız rekabet oluşturucu hileli davranışlarının da kanıtlanamadığı, sadece aynı buluşun kullanımının haksız rekabete yol açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 7,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.