MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.02.2011 tarih ve 2005/493-2011/106 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.06.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın ... Şubesi'ndeki hesaplarının birleştirilmesi talimatını vererek bütün birikimlerinin tek hesapta değerlendirilmesini istediğini,isteğine uygun olarak kendisi adına tanzim edilen banka cüzdanına göre toplam 450.000 USD mevcudunun olduğunun bildirildiğini, ayrıca diğer bir hesabında da 30.000 USD’nin bulunması nedeni ile toplam 480.000 USD’nin bulunduğunun belirlendiğini ve hesap cüzdanı tanzim edilerek verildiğini, bir süre sonra hesap cüzdanını kaybetmesi üzerine bankaya başvurduğunda şubenin teftişe alınmış olduğu ve bu aşamada hesapları ile ilgili hiçbir işlem yapılamayacağının bildirildiğini, daha sonra da müfettiş tarafından ifadesine başvurulduğunu, açılan hesapların vadeli döviz hesabı olması nedeniyle iş bu hesapların dava tarihine kadar birikmiş faizleri ile birlikte müvekkilinin alacaklarının 520.000 USD olması gerektiğini, müfettiş tarafından müvekkiline ait hesapların incelenmesinde bazı fişlerde müvekkilinin imzası bulunmadığı halde, bazı günlerde sahte imzalı fişlerle büyük miktarlarda paralar çekildiği veya virmanlar yapılmış olduğunun tespit edildiğini, davalı banka yetkililerinin müvekkilinin hesaplarından kendisinin bilgi ve imzası olmadan bir çok işlemler yaptığını ve müvekkilinin paralarını zimmetine geçirdiğini, konu ile ilgili olarak ... Cumhuriyet Savcılığı'nca düzenlenen iddianamede de sanığın müvekkiline ait bir hesaptan 450.000 USD ve bir ay vadeli diğer hesaptan ise 30.000 USD'nin müvekkilimin bilgi ve talimatı olmadan çekildiğinin ifade edildiğini, şimdilik 100.000 USD karşılığı 135.140 TL'nin ve 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili birimleri tarafından gerçekleştirilen incelemeler sonucunda, davacının hesaplarında bulunan meblağların üzerinde imzası bulunan ödeme fişleri ile davacıya ödendiğinin belirlendiğini, mevduat sahiplerinin bankalarda mevcut mevduatlarının varlığını, usulüne uygun olarak tanzim edilmiş dekont, hesap cüzdanı gibi evraklarla ispat etmelerinin zorunlu bulunduğunu, davacı adına Mayıs 2005 ortalarında toplam 480.000 USD'lik hesap cüzdanı düzenlenmesinin mümkün olmadığını, davacının hesaplarından
yapılan çekilişlerin ve virmanların sahte imzalı fişlerle yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, manevi tazminat istemi koşullarının oluşmadığını, davacının faiz istemininde yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın 231.985 nolu hesap üzerine 27.02.2001 tarihinde düzenlenmiş 100.909,41 USD'lik ödemeden sorumlu olduğu, söz konusu bedelin davalı tarafından davadan sonra 28.12.2005 tarihinde davacıya ödendiği, dava dilekçesinde talep edilen miktarın 100.000,00 USD olduğu, söz konusu bedelden fazlasının davalı tarafından dava tarihinden sonra davacıya ödendiği anlaşıldığından, davacının maddi tazminat isteminin konusuz kaldığı, dava tarihinden itibaren faiz talep edildiği, davalı tarafından dava tarihinden sonra ödeme yaptığından ve davalının dava ile temerrüde düştüğü anlaşıldığından, davalı tarafından yapılan ve dava değeri olan 100.000,00 USD’nin, dava tarihi olan 04.04.2005 tarihi ile ödeme tarihi olan 28.12.2005 tarihi arasında, taraflar arasındaki anlaşmazlığa konu meblağın yabancı para alacağı olması nedeni ile 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince kamu bankalarının bir yıl vadeli dolara uyguladıkları en yüksek mevduat faiz oranını uygulanmak sureti ile tespit edilecek faiz miktarının davalıdan tahsili gerektiği, manevi tazminat istemi koşullarının ise oluşmadığı gerekçesiyle davalı banka dava tarihinden sonra sorumluluğu kabul ederek 100.909,41 USD’yi 28.12.20058 tarihinde ödemiş olup, maddi tazminat istemi 100.000,00 USD olması nedeni ile konusu kalmayan maddi tazminat istemi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, davalı banka ödemeyi dava tarihinden sonra yapmış olup, dava tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için 100.000,00 USD.nın 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince uygulanacak faiz miktarının davalıdan tahsiline, davacının manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy