MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davada verilen Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kurulu'nun 18.10.2010 tarih 2010/535 Es - 2010/483 sayılı kararının davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine dava dosyası ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 06.01.2011 tarih ve 2010/11 Hakem sayılı kararıyla Dairemiz'e gönderilmiş olup, duruşma için belirlenen 22.01.2013 günü hazır bulunan davacı vekili ... ile davalı avukatı ... dinlendikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı temsilcisi tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılan başvuruda, karşı taraf sigorta şirketi tarafından “İş Yeri Sigorta Poliçesi” ile teminat altına alınan iş yerinde teminat dönemi içinde 09.09.2009 tarihinde meydana gelen sel olayı nedeniyle eksper tarafından tespit edilen hasar tutarının 575.642,74 TL olmasına rağmen sigorta şirketi tarafından bu miktarın yarısı olan 287.821,37 TL'nın ödendiğini ileri sürerek, kalan 287.821,37 TL hasar bedelinin taraflarına ödenmesini talep etmiştir.
Davalı başvuruya verdiği yanıtında sigorta poliçesi tanzim edilirken açıkta bulunan makine ve emtialara ilişkin bilgi verilmediğini, bu nedenle Yangın Sigortası Genel Şartları'nın C.2. maddesi uyarınca yeniden prim hesaplaması yapıldığını, yapılan hesaplama sonucu tahakkuk eden prim ile tahakkuk ettirilmesi gereken prim arasında % 50 fark olması nedeniyle eksperin tespit etmiş olduğu hasar tutarına % 50'lik indirim uygulanarak tazminat bedelinin hesaplandığını ve hesaplanan tutarın sigortalıya ödendiğini bildirmiştir.
Hakem Heyeti tarafından yapılan inceleme sonucu iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta şirketinin cayma ya da fesih hakkını kullanabilecek iken bu hakkını kullanmadığı, rizikonun gerçekleşmesinden sonra sigortalıya ek pirim tahakkuk ettirerek bunu da tahsil ettiği, sigortacının prim farkını tahsil ederek riski olduğu haliyle kabul ettiği, bu durumda sigorta şirketinin gerçeğe aykırı beyan iddiasını ileri sürerek oluşan hasar tazminatından ayrıca bir indirim yapmasının sigorta hukukuna uygun olmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 287.821,37 TL'nın sigorta şirketinden alınmasına, faiz talep edilmediğinden bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davalı vekilince ileri sürülen temyiz itirazları HUMK’nun 533.maddesinde sayılan sebeplerden olmadığından reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 15.386,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy