(5846 S. K. m. 76)
Taraflar arasında görülen davada; İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.02.2010 tarih ve 2009/682-2010/123 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra, işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin .... Gelin adlı dizide çalışmış olup bu dizinin 45, 46, 47. bölümlerinden kalan alacaklarının kendisine ödenmediğini, İstanbul 14. İcra Müdürlüğü nezdinde icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, icra takibinin devamına, % 40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davaya bakma görevinin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu gerekçesiyle görev sebebiyle davanın reddine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Karan, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dizi filmde çalışma karşılığında doğmuş olan alacakların tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 5846 sayılı FSEK'nin 76. maddesi gereğince; bu kanunun düzenlediği hukuksal ilişkilerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi görevlidir. Öncelikle, davacı tarafın davada, fikri mülkiyet hakkına veya hak sahipliğine dayanması gereklidir.
Somut olayda ise, 5846 Sayılı Yasada korunan haklardan hiç birisine dayanılmadan, .....GELİN adlı dizinin 45, 46 ve 47. bölümlerinde çalışma karşılığı doğmuş olan alacakların tahsili istenmiştir. O halde mahkemece, davacı tarafın talebinin hangi hukuki ilişkiye dayalı olduğunun tespiti ile bu iddialarının 5846 Sayılı Yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi sonucunda görev hususunun değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy