MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/04/2011 tarih ve 2009/37-2011/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket adına tescilli olan "..." ibareli markanın internet ortamında da ... olarak kullandığını, bu site aracılığıyla ticaret yaptığını, davalı şirketin de benzer ticari faaliyetlerini ... isimli internet sitesinden yürüttüğünü, müvekkil şirket ile arasında ticari rekabet bulunduğunu, ... isimli yeni bir internet sitesi kurulduğunu ve bu siteye giriş yapanların otomatik olarak ... isimli internet sitesine yönlendirildiğini, müvekkiline ait ... ile davalıya ait ... ismi arasında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olduğunu, haksız rekabet yarattığını ileri sürerek markaya tecavüzün tespitine ve tecavüzün durdurulmasına, ... adresinden ... adresine yapılan yönlendirmenin öncelikle ihtiyati tedbir niteliğinde ve dava sonunda ise kesin olarak durdurulmasına ticaret ünvanı olarak kullanılmaktaysa ticaret sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin ... alan adlı bir internet sitesi kurmadığını, müvekkil şirket tarafından kendisine ait ... adlı internet sitesine yönlendirme yapılmadığını, dava dilekçesinde iddia edilen fiillerin ancak ... alan adının sahibi olan kişiler tarafından işlenebilecek eylemler olduğunu savunarak davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., ... adlı internet domaininin sahibi olduğunu, bu internet sitesini sadece yatırım amacıyla satıp kâr elde etmek için aldığını, bu yüzden davacıya tekliflerde bulunduğunu, ... sitesine yönlendirme yapmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca, davalı ...'nın davacı adına aynı zamanda tescilli bir hizmet markası olan ... alan adı ile ayniyet derecesinde benzer ... alan adını kullandığı, bu alan adını davacı şirkete satmayı teklif ettiği, eyleminin MK.nun 2. maddesi kapsamında dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davalı ... bakımından davanın kabulüne, diğer davalı bakımından ise ... alan adının davalılardan ... adına kayıtlı olduğu, başkasının sahibi olduğu internet sitesinden kendi internet adresine yönlendirme yapmasının teknik olarak mümkün olmadığı, davalı şirket tarafından siteler arası yönlendirme yapıldığını gösteren başkaca somut delil olmadığı gerekçesiyle davanın redine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına,14.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy