MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ ( ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret (... Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 07/12/2009 tarih ve 2007/527-2009/952 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı üst taşıyan ... arasında akdedilen sözleşme ile taşıtan davalı ...'nin mallarının Türkiye-...nakliyesini üstlendiğini, ancak taşıma konusu malların bir kısmının 31.05.2006 tarihinde ...'da vukubulan trafik kazası sonucunda hasarlandığını, davalılara bilgi verildiğini, bildirilen eksperin gelmemesi üzerine malların alıcı firmaya götürüldüğünü, ancak alıcı firmanın malları kabul etmediğini, davalıların malların yurda geri getirilmesine rıza göstermeleri üzerine Erenköy Gümrüğü'ne getirilen mallar ihracatçı davalı ... tarafından iade alındığını, davalılara müracaata rağmen masrafların ödenmediğini, davalı ...'nın CMR sigortacısı olup, ayrıca kazaya karışan diğer aracın bağlı bulunduğu taşıma şirketinin yeşil kart sigortasından zararın karşılanmak istendiği ve bu nedenle davalı ...'na yapılan başvurunun da reddedildiğini, CMR 17/2. maddesi uyarınca kazadan doğan zararlardan müvekkilinin kusurlu olmadığını ileri sürerek, dönüş navlun bedeli, İtalya'da bekleme bedeli ve ardiyede yapılan hamaliye bedeli kapsamında düzenlenen 3 adet faturanın bedeli olan 11.890.86 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak kademeli reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin pasif husumet ehliyetine sahip olmadığını, üst taşıyan olarak hareket ettiğini, davacı tarafın kendi kusurlu hareketine dayanarak alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili arasında akdedilen anlaşmada sadece Türkiye/...taşımasının kararlaştırıldığını, dönüş navlunu, bekleme ve hamaliye bedellerinin müvekkilinden talep edilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davalı ... ile taşıma sözleşmesi akdedildiğini, malların tam ve hasarsız olarak teslim edilmesine rağmen alıcısına hasarlı olarak ulaştırıldığını, malların alıcı tarafından kabul edilmediğini, kusurlu taşıma sebebiyle müvekkilinden talepte bulunulmasına imkan olmadığını, müvekkili ile davacı arasında sözleşmesel ilişki bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu olayda CMR Konvansiyonu'nun 17/2 maddesi gereğince davacı taşıyanın sorumluluğunun bulunmadığını, bu durumda müvekkilinin de sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkiline husumet yöneltilmesi imkanı bulunmadığı gibi sorumluluklarının da olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalılardan ... ile ... 'nin dava konusu olayla ilgili olarak sorumluluklarının bulunmadığı, davalılardan ...'nun ise pasif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle bu davalılar hakkında açılan davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüyle, davalı ... 'nin davacıya 4.998,54 TL ödemesine, 10.08.2006 tarihinden başlayarak ve faizin cinsi yönünden istemle de bağlı kalınarak 3095 sayılı Yasa'nın değişik 1 ve 2/1 maddeleri hükümlerince yıllık % 9 ve sonradan değişen oranlarda yasal faiz cinsinden direnim faizi yürütülmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece, bekleme ücreti bakımından hükme esas alınan 17.09.2008 tarihli bilirkişi raporunda rayiç bekleme ücretinin ilgili nakliye derneklerinden sorularak ayrıca tespit edilmesinin mümkün olduğu belirtilmiş olması karşısında, bu konuda herhangi bir araştırma yapılmaması ve bilirkişi heyeti arasında bekleme ücretini bilebilecek sektörden bilirkişi bulunmamasına rağmen, bu yönde ciddi itirazlar ileri sürülen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmadığından, bekleme ücreti bakımından ilgili kuruluşlardan araştırma yapılıp sektör bilirkişinin bulunduğu heyetten rapor alınarak rayiç bedelin tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, ayrıca taraflar arasındaki ilişkinin taşıma ilişkisi olması karşısında bu ilişkiden kaynaklanan alacağa temerrüt faizi olarak 3095 sayılı yasanın 2/2. maddesine göre avans faizi uygulanması mümkün isede, taleple bağlı kalınarak reeskont oranında faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 274,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ... 'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.01.2013 arihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy