MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.10.2010 tarih ve 2009/541-2010/452 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.01.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini, aralarındaki ilişkinin uzun süreden beri devam ettiğini, güven ilişkisinin oluştuğunu, ekonomik kriz sonrasında 2008 yılından beri birbirlerine hatır çeki kullandırmaya başladıklarını, bu kapsamda davalı şirket yetkilisince kullanılacak kredinin teminat için müvekkilinden 4 adet çek istediğini, lehdar kısmı, vadesi ve bedel kısımları boş şekilde çeklerin teslim edildiğini, davalının verdiği hatır çeklerinin de yine davalı yetkilisinin bilgisi dahilinde müvekkilince dava dışı ...’ye, ...ile ...’ne ciro edilerek kullanıldığını, müvekkili şirketin gerçek hiçbir borcunda kullanılmadığını ve hiçbir çekin davalı tarafça ödenmediğini, 2008 yılı 8. ayından sonra her ay 100.000 TL olmak üzere karşılıklı çekler verildiğini, müvekkilinin daha fazla ödeme yaptığını, daha sonra borç alacak işlemlerinin tasfiye edildiğini, hatır çeki olarak verilen 4 adet çekin iade edilmediğini, davalı tarafça iki adedinin doldurularak icraya konulduğunu ileri sürerek, davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyetli takip olduğundan %40 inkar tazminatının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında taşıma ilişkisi olduğunu, davacının yapacağı hizmetler karşılığı önceden nakit avanslar verdiğini, 2008 yılı sonrası talep ettiği miktarları nakit olarak karşılayamadığını, çekler verildiğini, davalının nakit avansları, avans çeklerini ödeyemediğini ve taşıma hizmeti verememeye başladığını, başvuru üzerine davacı şirket ile yetkilisinin ekonomik durumlarının kötüye gittiğini, hizmet avansına esas olmak üzere çek verilmesi halinde hem eski avans borçlarını kapatacağını hem de çek bedellerini ödeyeceğini söylediklerini, bu kapsamda 12 ayrı çek verdiğini, uyuşmazlık konusu çekin de bizzat gerçek kişi davacı şirketin yetkilisi diğer davacı tarafından aval sıfatıyla imzalandığını, çekteki imzanın inkar edilmediğini, hatır çeki iddiasının yazılı kanıtla ispat edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın hatır senedi ile verildiği ileri sürülen çekten dolayı menfi tespit istemine ilişkin bulunduğu, kural olarak bu iddianın yazılı ve kesin kanıtla ispat edilmesinin mümkün olduğu, gerek ticari defterler gerekse çek metninde anılan çekin hatır çeki olarak verildiğine dair kayıt bulunmadığı, davacının yemin deliline da dayanmadığı, iddianın yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 22.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy