MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/10/2010 tarih ve 2008/897-2010/830 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/01/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin müdürü ...'ın kendisi ve kardeşi ...'a ait şirket hisselerinin % 51'ini 23.01.2008 tarihli hisse devir ve temlik sözleşmesiyle davalı ...'a devrettiğini, ... tarafından şirket hesabına 1.2.2008 tarihinde 40.000 Euro yatırıldığını, bu paranın davalı tarafından vadeli hesapta tutulmak üzere alındığını, ancak çekilen ihtarnamelere rağmen bugüne değin müvekkili şirkete iade edilmediğini, davalının bu parayı zimmetine hiçbir hukuki sebebi olmaksızın geçirdiğini, 04.02.2008 tarihinde davalı ...'ın şirket hesabına 37.000 Euro yatırdığını, bu işlemden sonra şirket hesabında toplam 63.364 Euro para bulunduğunu, ancak davalı ...'ın, şirket müdürü ...'ı ikna ederek bu paranın kendisine ait olan ... isimli bankadaki hesaba geçirilerek yüksek faiz geliri elde edecekleri yönündeki ısrarı üzerine bu paranın davalının ... ... Şubesindeki 01.04.2008 vadeli hesabına geçildiğini, davalı adına kayıtlı ... hesabına geçirilen 63.364 Euro ve peşin ithalat bedeli olarak müvekkil şirket hesabından çıkan ve davalının hukuksuz bir şekilde el koyduğu 13.606 Euro'nun bugüne kadar müvekkili şirkete iade edilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin davalıdan 12.03.2008 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 14.07.2010 havale tarihli ıslah dilekçesi toplam 26.364 Euro (51.665.- TL)’nın faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirket müdürü ...'ın, kardeşi ile birlikte ...’ni 13.03.2007 tarihinde kurduklarını, 23.01.2008 tarihinde ...Noterliği'nden ... yevmiye nolu işlem ile müvekkilinin, bu şirketin bir kısım hisselerini devraldığını, müvekkili şirketin % 51 hissesini devralmadan önce ...nin faaliyetinin bulunmadığını, davacı şirket adına 23.01.2008 tarihinde ... Bankası ... Şubesinde 700-1017308-773-99 nolu Euro hesabı açıldığını, bu hesaptaki nakit hareketlerinin ilk olarak 01.02.2008 tarihinde davacı şirket müdürünün 40.000 Euro yatırması ile başladığını, şirketin 2008 yılının Ocak ayında yeni ortağın alınmasıyla hareketlenmeye başladığını, davacı şirket müdürünün ... ticari vizesi alabilmesi için banka hesabına bahsi geçen paraların yatırıldığını, daha sonra bu paraların gerçek sahibi olan müvekkilinin ...'taki şahıs hesabına iade edildiğini, müvekkiline sadece 16.04.2008 tarihli ihtarnamenin ulaştığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı aleyhine ... tarafından ... Banka A.Ş. ... Şubesi neznindeki kendi hesabı ve şirket hesabından yetkisiz ve izinsiz olarak para çektiğinden bahisle şikayette bulunulduğu, Başsavcılık tarafından yapılan soruşturma sonucunda güveni kötüye kullanma, tehdit, hakaret ve cinsel taciz suçlarından dolayı kamu davası açılması için yeterli delil elde edilmemesinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacı şirket hesabında 04.02.2008 tarihi itibari ile 37.000 Euro bulunduğu şeklinde referans mektubu alındığı, ancak teknik bilirkişi tarafından incelenen hesap hareketine göre davacı şirket hesabının hiçbir zaman veya herhangi bir işlemden sonra 37.000 Euro bakiye vermediği, 01.02.2008 tarihli bakiyenin 26.394 Euro olduğu, 04.02.2008 tarihindeki transfer işleminden sonraki bakiyenin 63.394 Euro olduğu ve gün sonunda aynı miktardaki EFT'den sonra hesabın bakiyesiz kaldığı, buna göre banka şubesi tarafından düzenlenen mektup içeriği ile gerçek durum arasında uyum bulunmadığı, ... tarafından şirket hesabına yapılan ödemenin ortaklara olan borç olarak değerlendirilmesi gerektiği, şirket hesabından ...’a yapılan ödemenin ise şirket alacağı olarak değerlendirilmesi gerektiği, buna göre davalı ...’nin davacı şirkete 26.364 Euro borcu bulunduğu gerekçesiyle 51.665 TL’nın davalının direnim tarihi olan 09.05.2008 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece davacı şirket müdürü ... talimatıyla davalıya 63.364 Euro ödendiği, davalının ortağı olduğu ... tarafından virman edilen 37.000 Euro'nun mahsubu ile bakiye kısımdan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafça gerekçesi temyiz edilmeyen mahkeme kararına göre 37.000 Euro davalının temsilcisi olduğu ...ne aittir. Davalıya yapılan 63.000 Euro ödemede davacı şirketin müdürü Nigün Karakulak talimatı ile yapılmış bulunmaktadır. Ödeme makbuzunda başka bir açıklama olmaması nedeniyle kanunen bu ödemenin bir borcun ifası amacıyla yapıldığının kabulü gerekmekte olup, aksinin davacı tarafça ispatı gerekir. Bu durumda davacı şirketin davalıya yapılan ödemenin bir borcun ifası için değil, başka bir nedenle yapıldığını kanıtlamak durumundadır. O halde mahkemece davacı şirkete bu hususta ispat imkanı tanınıp neticesine göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Ayrıca davalı vekili tarafından ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımı def'inde bulunulmasına rağmen mahkemece zamanaşımı konusunda olumlu olumsuz karar verilmemesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklana nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy