MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22...2010 tarih ve 2009/302-2010/724 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen ....03.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalının müvekkilleri aleyhine yaptığı icra takibine mesnet olarak gösterdiği çek ve senetlerde müvekkillerinin şahsi sorumluluğunu gerektirecek kefalet ve cirolarının bulunmadığını, sözkonusu çek ve senetlerin keşidecisinin Güven-Al Taşımacılık Dayanıklı Tüketim Malları Mob....Ltd. Şti. olup, sadece bu şirketin borçlu durumunda olduğunu, bu nedenle müvekkilleri hakkında yapılan icra takibinin haksız ve mesnetsiz bulunduğunu ileri sürerek, müvekkillerinin davalıya 255.003,57 TL borçlu bulunmadığının tespiti ile bu miktar nedeniyle yapılan icra takibinin iptalini ve davalının kötü niyetli tutumu nedeniyle % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Güven-Al Ltd. Şti'ye ortak olmak amacıyla davacılara toplam 200.000,00 TL ödemede bulunduğunu, ancak ortaklık ilişkisinin gerçekleşmemesi sonucu davacıların müvekkilinden aldıkları paraya karşılık olarak anılan şirket ve kendileri tarafından müvekkiline 16 adet senet ve 1 adet çek verildiğini, davacıların verdikleri çek ve senetlerin çalınması nedeniyle müvekkili tarafından açılan dava sonucu çek ve senetlerin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, bu davadaki yargılamada ...'ın gerçekleşmeyen ortaklık nedeniyle davacıya dava konusu senetleri verdiklerini ikrar ettiğini, takip konusu paranın davacılara ödendiğini, şirket hesaplarına geçirilmediğini, takibe konu borçtan davacıların sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu paranın ortaklık ilişkisinin sağlanması için davacılara verildiği, ancak ortaklık devrinin gerçekleşmediği, devrin gerçekleşmemesi nedeniyle parayı alan davacıların bunu davalı takip alacaklısına iade etmeleri gerektiği, bu paranın iadesi sırasında çek ve senet düzenlenmesi, düzenlenen senetlerin şirket adına tanzim edilmesi, çek ve senetlerde davacıların şahsi sorumluluklarını gerektirecek nitelikte aval ve cirolarının bulunmamasının davacıların temel
ilişkiden kaynaklanan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağı, davalı takip alacaklısının ilamsız takip yapmak suretiyle temel ilişkiye dayandığı, dava konusu çek ve senetlerin şirket defter ve kayıtlarında yer almadığı, davacıların iddialarının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, hukuken korunamayacağı, ancak davalı takip alacaklısının takipte talep ettiği işlemiş faiz miktarının 282,30 TL için haksız olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu takipte 282,30 TL işlemiş faiz alacağı yönünden davacıların davalıya borçlu bulunmadıklarının tespitine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile takibe konu tutarın davacıların limited şirketteki paylarının davalıya devri karşılığında alınmış olmasına, takibin sadece çek ve senetlerin zayi nedeniyle mahkemece verilen iptal kararına değil, temel ilişkiye dayalı olarak yapılmış olmasına ve takipte dayanılan duruşma tutanağında davacılardan Vahit'in parayı devredilemeyen şirket hissesi karşılığı almış olduklarını kabul etmiş bulunmasına ve hisse devri karşılığı alınan para nedeniyle şirket adına kambiyo senedi düzenlenmesinin mülga Borçlar Kanunu'nun 114/.... maddesi uyarınca yenileme sayılmasının mümkün olmamasına, mülga ...'nun 520. maddesi uyarınca geçersiz olan pay devri nedeniyle davalıdan alınan tutardan davacıların birlikte sorumlu olduklarının da anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy