MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.09.2010 tarih ve 2006/211-2010-463 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12.03.2013 günü hazır bulunan asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili Av. ... ile asıl davada davalı/birleşen davada davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı ...Ş. vekili tarafından açılan asıl davada, ... ... A.Ş.'deki kamu hisselerinin özelleştirilmesi için davalı İdare tarafından açılan ihale sonucu ihaleyi kazanan... İnşaat Makine Madencilik...A.Ş. ile davalı İdare arasında 29.07.2005 tarihinde hisse satış sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin imzalanması ve hisselerin devralınmasından sonra alıcı şirketin ... ... A.Ş. ile birleştiğini, hisselerin devrinden sonra müvekkili tarafından şirket kayıtlarının incelenmesinde şirkette İş Kanunu'na tabi olarak çalışan personelden 143 kişinin kıdem tazminatlarının ödenmesi talebiyle emeklilik başvurusunda bulunmuş oldukları ve bu hususun ihale sürecinde teklif sahiplerine bildirilmediğini, bu personele toplam 6.357.520,51 TL'nin müvekkili tarafından ödendiğini ve ödenen bu miktarın davalı İdare'den talep edilmesi üzerine davalı tarafından talep edilen miktarın 08.09.2005 tarihinde müvekkiline ödendiğini, ancak daha sonra davalı İdare tarafından sözleşmenin .../g maddesi uyarınca müvekkiline ödenen kıdem tazminatı miktarının iade edilmesinin istendiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından ihtirazi kayıt ile davalıya ödemede bulunulduğunu, ihale sürecinde kayda girmeyen, müvekkili ve diğer teklif sahiplerinin bilgisi dışında bulunan 90 işçiye müvekkili tarafından devir sonrasında ödenmek zorunda kalınan 4.065.976,54 TL'den davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 90 işçi için yapılan kıdem tazminatı ödemesi toplamı olan 4.065.976,54 TL'nin davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alıcıya son teklif verme tarihine kadar şirkete kesin olarak emeklilik dilekçelerini veren personele dair bilgiler ile emekliliği hak eden personel sayısı ve tüm işçilere ait kıdem tazminatı tutarlarına ilişkin bilgilerin verildiğini, davaya konu kıdem tazminatı ödemelerinin hisse satış sözleşmesinin .../g maddesi uyarınca müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş; açtığı birleşen davada ise müvekkili İdare'nin talebi üzerine Özelleştirme Fonu'na iade edilen paradan öncelikle Fon'dan ödeme tarihinden Fon'a iade tarihine kadar geçen sürede oluşan faizin mahsup edildiğini, Fon'a iade edilmeyen 1.138.861,60 TL anaparanın kaldığını ileri sürerek, eksik ödenen sözkonusu miktar ile bu miktara dava tarihine kadar işleyen 215.710,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.354.572 TL'nin davalılardan tahsili ile asıl alacak miktarının dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dava davalısı şirket vekili, davacının istemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını savunarak, birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin bütünü ve özellikle .../g ve 6/g maddeleri birlikte değerlendirildiğinde alıcının İdare'ye rücu imkanının sadece sözleşmenin imzalandığı tarih olan 29.07.2005 tarihi ile sonrasındaki 6 aylık dönem arasındaki kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde iş sözleşmeleri sona eren işçiler bakımından sözkonusu olduğu, ihaleden önce İdare tarafından işçilerin emeklilik durumu ile ilgili olarak ihaleye katılacak olan firmaların bilgilendirildiği, davaya konu kıdem tazminatlarından davacının sorumlu olduğu; birleşen davada ise davalının temerrüde düşürülmediği gerekçeleriyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, asıl davada davalı/birleşen davada davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 30,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacı/birleşen davada davalı ...Ş.'den alınmasına, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy