MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/06/2010 tarih ve 2008/77-2010/144 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... + Şekil ibareli 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri içeren ... ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının görsel ve sescil olarak müvekkili markaları ile iltibasa sebebiyet verebilecek ve onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterini zedeleyebilecek şekilde 05.01.2006 tarihinde ... ibareli 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilânı üzerine iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayalı olarak reddi istemiyle gerçekleştirdikleri itirazların TPE YİDK tarafından 2007/M-6919 sayılı kararla reddedildiğini, oysa kararın hukuka aykırı olduğuru ileri sürerek kurum kararının iptaline ve davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurumun yapmış olduğu işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket temsilcisi, markalar arasında herhangi bir iltibasın doğmasının olanaksız bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı marka tescillerinin gerçekleştirilmesinden sonraki 20 yıla yakın süredir her iki markanın aynı sektörde eş zamanlı olarak kullanılmakta olduğu, sunulan kanıtlar kapsamından herhangi bir iltibasın doğduğuna ilişkin iddia ve ispat bulunmadığı, esasen her iki markanın artık birbirinden bağımsızlaşmış olduğu ve özellikle aralarındaki anlamsal farklılığın halk arasında sıkça kullanılmaları sebebiyle, var olan sescil etkinin, iltibası meydana getirme olasılığını ortadan kaldırdığı, ortalama dikkate sahip alıcı kitlesinin davacı markalarını taşıyan ürünlerden yararlanmak isterken davalı markalarını taşıyan ürünlerini satın almak biçiminde bir yanılgıya düşmeyeceği gibi, işletmeler arasında idari - ekonomik anlamda bir bağlantı bulunduğu sanısına da kapılmayacağı, özellikle davalı markasının sözcükler yanında ilk bakışta ve hemen göze çarpan ve davacı markasından farklılığı açık biçimde gösteren bir şekli içermesinin aksi iddiaların kabulünü önlediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.