MAHKEMESİ :. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... . Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.10.2010 tarih ve 2009/24-2010/157 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.04.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1990 yılından beri birçok ülkede faaliyette bulunduğunu, ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin yine birçok ülkede marka olarak tescil edildiğini, davalının ise müvekkiline ait markayı kendi adına tescil ettirdiğini, davalının müvekkiline ait tanınmış markayı kendi adına tescil ettirmesinde iyiniyetli olmadığını, marka üzerinde üstün hak sahibinin müvekkili olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli ... ibareli markanın hükümsüzlüğünü ve bu ibarenin tabela, reklam ve ürünler üzerinde kullanılmasının önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait markanın tanınmış marka olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... ibaresinin davacı tarafından davalıdan önce kamuya sunulması nedeniyle üstün hak sahibinin davacı olduğu, ayrıca davalıya ait markanın tescil başvurusu yapıldığı tarihte davacının anılan ibareyi tanınmış marka haline getirildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, diğer istemlerine reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy