MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.06.2010 tarih ve 2009/531-2010/380 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16.04.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu davalı şirketin 18.06.2009 günü yapılan 2008 yılı olağan genel kurul toplantısının başlamasından sonra, müvekkilinin talebi üzerine özel denetçi atanması hususunun gündeme eklendiğini, ancak müvekkili tarafından gösterilen özel denetçi adayı yerine, diğer ortaklardan Teo-Ber Ltd. Şti. ile Alpaslan Ünlü’nün gösterdiği adayların oy çokluğu ile seçildiğini, bu durumun iyi niyet ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğunu ileri sürerek, anılan genel kurul kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, genel kurulca azınlığın gösterdiği adayın kabul edilmemesinin iyi niyet kuralına aykırı sayılamayacağını, seçilen denetçilerin yeminli mali müşavir sıfatlarını taşıdıklarını ve konularında uzman olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu 18.06.2009 tarihli olağan genel kurul toplantısında davacı hissedar tarafından yapılan özel denetçi atanması talebinin oybirliği ile kabul edildiği, ancak davacının gösterdiği özel denetçi adayının seçilemediği, davacı temsilcisinin seçilen özel denetçiler hakkında muhalefet şerhi verdiği, genel kurul toplantısının denetçi raporunun bitirilmesinden 30 gün sonraya ertelendiği, özel denetçi atanması için her bir ortağın, denetçilerin, tasfiye memurunun, iflas idaresinin genel kuruldan talepte bulunabileceği, ancak bu talep genel kurulda reddedildiğinde mahkemeye müracaat ile özel denetçi atanması talebinde bulunabilmek için sermayenin 1/...'una sahip olunması gerektiği, azınlık hisse sahiplerinin özel denetçi tayini konusunda teklif yapabileceklerinin ...'nın 348/... maddesinde belirtildiği halde, bu teklif sahiplerinin gösterdikleri özel denetçi adayının seçilmesinin zorunlu olduğuna ilişkin yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, gösterilen özel denetçi adaylarından birinin veya birkaçının tayin edilmesi yetkisinin tamamen genel kurula ait olduğu, özel denetçi seçimine ilişkin
kararın iptali için seçilen denetçilerin taraflı olduğunun, ortaklığın çoğunluk hissedarları ile çok yakın ilişkileri bulunduğundan hazırlayacakları raporda azınlık haklarını ihlal edip şirket çıkarlarını korumayacaklarının ispatlanması gerektiği, davacı tarafça bu hususların kanıtlanamadığı, sırf çoğunluk pay sahiplerinin veya diğer paydaşların önerdikleri kişilerin özel denetçi seçilmesinin, objektif iyi niyet kurallarına aykırı davranıldığını göstermeyeceği, denetçi seçilme manilerinin ...'nın 349. maddesinde belirtilmiş olup bunların somut olayda bulunduğunun da iddia ve ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.