MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/01/2011 tarih ve 2009/342-2011/11 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16.04.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile birlikte altı ortağı bulunan davalı şirketin dava dışı %70 hisseli ortağı ... ...'in ticari itibarını sarsıcı davranışları sonucunda büyük borçlar altına girdiğini, ortaklar arasında güven duygusunun sarsılıp şirketin ticari faaliyetini sürdüremez hale geldiğini, şirketin ihalelere dahi kabul edilmediğini ileri sürerek, davalı şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 04.08.1998 tarihli ortaklar kurulu kararı ile müvekkili şirkete müdür tayin edildiğini, kendisini sigortalı işçi göstererek müvekkili ile aynı iş kolunda babası ve ağabeyine şirket kurdurup gizli ortak olduğunu, vergi ve ... borçlarının doğmasında asıl sorumluluğun davacıda bulunduğunu, müvekkilinin tecrübeli çalışanlarının işten ayrılıp kendi kurduğu şirkette istihdam edilmelerini sağladığını, kusurlu ortağın kendi kusurundan lehine sonuç çıkaramayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının 29.07.1998 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davalı şirketi temsile yetkili kalındığı, 20...2008 tarihli vekaletname ile de dava dışı ...'e şirketi her konuda temsil etmek üzere yetki verdiği, davacının ortaklığının devamı sırasında babası ve kardeşi ile aynı iş kolunda şirket kurduğu için haksız rekabette bulunduğu iddiasıyla açılan davada, aktif dava ehliyeti nedeniyle davanın reddine karar verildiği, davacının 2008 yılında fiilen şirketle ilişkisini kesmiş olduğu, ortakların bir araya gelmediği, birbirlerine karşı güvenlerinin kalmadığı, sağlıklı karar alınamayan bir ortamda davacının şirket ortaklığına devam etmesinin şirket menfaatlerine de uygun olmadığı, davacının dava dışı bir şirkette ortak sıfatını haiz olmaksızın sigortalı olarak çalışmasının, tek başına davalı şirketin zararına yol açtığının söylenemeyeceği, nitekim Karayolları Genel Müdürlüğü'nce açılan ihaleye de davalı şirketin vergi ve .... borçları nedeniyle katılamadığı, davacının kamu borçlarından ortaklıktan ayrılsa da sorumluluğu devam ettiğinden, ortaklıktan ayrılmasının şirket açısından bir olumsuzluğa neden olmayacağı, somut olayda davacı ortak yönünden ....'nın 551/.... maddesinde belirtilen haklı sebep halinin oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taktir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak dacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 05.90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.