MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/06/2010 tarih ve 2008/1580-2010/1316 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla,duruşma için belirlenen 22/01/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında, kendisi ve kardeşi ... için 16.04.2003 ve 29.04.2003 tanzim tarihli iki ayrı “sigortalı tasarruf planı sigorta sözleşmesi” düzenlendiğini, her iki poliçenin de başlangıç tarihinin 16.04.2003 olduğunu, müvekkilinin ilerleyen zamanlarda poliçelerin türünün değiştirilmesini talep ettiğini ve bu talebin davalı şirketçe kabul edilerek 22.03.2005 tarihli bireysel emeklilik sözleşmesinin düzenlendiğini, 2007 yılında müvekkiline iki ayrı poliçe için iki ayrı hesap bildirim cetvelinin tebliğ edildiğini, davalının daha sonra 21.02.2007 tarihli yazı ile prim borcunun ödenmemesi nedeniyle müvekkilinin sözleşmesinin 30.05.2005 tarihi itibariyle iptal edildiğini bildirdiğini, bu iptalin geçerli bulunmadığını zira iptal kararının alındığı tarihte yürürlükte bulunan bireysel emeklilik sigortası hükümleri gereğince iptalin mümkün olmadığını ileri sürerek, davalı şirket ile müvekkili arasında bireysel emeklilik sözleşmesi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 16.04.2003 tarihinde sigorta ettiren ve sigortalısı davacı olan bir tasarruf planı sigorta poliçesi ile 28.03.2003 tarihinde sigorta ettireni davacı, sigortalısı ... olan ikinci bir poliçenin düzenlendiğini, davacının ikinci sigorta poliçesi için ödenen primlerinin bireysel emeklilik sözleşmesine aktarılması talebinde bulunduğu halde, ilk poliçe için herhangi bir talepte bulunmadığını, davacının prim borçlarını ödemeyerek iptale kendisinin yol açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının kendisi ve kardeşi ... adına ayrı ayrı tasarruf sigorta poliçesi yaptırdığı, davalının ...'ın poliçesini bireysel emeklilik poliçesine dönüştürmesine rağmen, davacının poliçesini talep olmadığından değiştirmediği, davacının talebinin varlığını yazılı olarak ispat edememiş ise de davacı ile yapılan sigorta sözleşmesinin iptal veya feshedilerek parasının davacıya ödendiğinin davalı tarafça ispat edilmediğinden, davacının dava tarihi itibariyle mevcut poliçesini bireysel emeklilik poliçesine dönüştürme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 16.04.2003 başlangıç tarihli sigorta poliçesini dava tarihi itibariyle bireysel emeklilik sigorta poliçesine dönüştürme hakkının mevcut bulunduğunun tespitine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 7,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy