MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22/02/2011 tarih ve 2011/8-2011/50 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.04.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili tasfiye memuru ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ...’ün müvekkili şirketin ortağı ve müdürü iken şirketteki ortaklık payını 25.10.2001 tarihinde ...'a sattığını, şirketçe kendisine verilen sirkülerin iptal edilerek Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini ve şirketle hiç bir ilişiğinin kalmadığını, davalının müvekkili şirketle hiçbir ilişkisi kalmamış olmasına karşın müvekkili şirketin kaşesini ve sirkülerini kullanmak suretiyle müvekkili şirketin hesabının bulunduğu ... Bankası ... Şubesi'nde müvekkili adına olan ... numaralı hesabı açtırdığını ve müvekkili şirketin bu banka şubesindeki ... nolu hesaba ve diğer hesaplara yatırılan paralarını yeni açtığı hesaba aktararak bu hesaplardan yetkisi olmadığı 13.11.2001 tarihinde 17.000,00 TL'yi talimat vererek tahsil ettiğini, ... Doğumevi Hastanesi'nden de müvekkili şirketçe satılan medikal malzeme bedeli olan 944,00 TL’yi verdiği vekaletnameyle 14.11.2001 tarihinde tahsil ettiğini, müvekkili şirketin davalıdan toplam 17.944,00 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek, anılan miktarın 14.11.2001 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı, şirket ortaklığından ayrılması sonrasında şirket vekilliğinin devam ettiğini, kaldı ki davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, reddini istemiştir.Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davalının daha sonra iptal edilen vekâletnameye istinaden 13.11.2001 tarihinde 17.000,00 TL’yi ... Bankası ... Şubesi’ndeki şirket hesabından yetkisi olmadığı halde kendi hesabına geçirdiği, yine 14.11.2001 tarihinde de ... Doğumevi Hastanesi’ne davacı şirket adına yatırılan medikal malzeme bedeli olan 944,00 TL’yi bu vekâletnameye istinaden kendi hesabına geçirdiği, ancak şirketin kendisine vermiş olduğu vekâletin 25.12.2006 tarihinde keşide edilen azilname ile sona erdirildiği, davalının vekalet görevini kötüye kullandığı, vekalet akdinden doğan tüm davaların BK'nun 126/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davanın zamanaşımı süresi olan 5 yıllık süre içinde açıldığı, davalının vekil olarak BK'nun 392. maddesine göre iktisap ettiği hakları, parayı müvekkiline ödemeye mecburken bu gereği yerine getirmediği, davalının tahsil etmiş olduğu bu bedeli derhal müvekkiline vermekle mükellef olduğundan tahsil etmiş olduğu tarihten itibaren temerrüde düşeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 17.944,00 TL'nin 14.11.2001 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 159,85 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına,02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy