(7201 S. K. m. 35)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.12.2008 tarih ve 2006/111-2008/783 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili bankanın 6.9.2006 tarihli kasa sayımında eksik olduğu anlaşılan 10.000,00 Euro'nun yanlışlıkla davalılardan şirket çalışanı diğer davalı kişiye verildiğini ileri sürerek, anılan meblağın kur karşılığı 14.633,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan H. Ç., iddianın asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dosyadaki kanıtlara göre davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, alacak istemine ilişkin olup, yukarda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf kasa açığının diğer davalı adına davalı H.Ç.'e yapılan ödeme sırasında oluştuğunu ileri sürerek banka kamera kayıtlarına da delil olarak dayanmıştır. Bu durumda mahkemece kamera kayıtları uzman bilirkişiler vasıtasıyla incelettirilerek neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şeklide hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2- Diğer taraftan, yemin davetiyesinin davalının 24.1.2007 tarihli celsede bildirilen adrese değil davalı H.'in eski adresine çıkartılması doğru olmadığı gibi usulüne uygun şeklide Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesi uyarınca çıkarılan yemin davetiyesinin de yeminden kaçınıp kaçınmama hususunda sonuç doğuracağı nazara alınmadan, yerinde bulunmayan bu husustaki gerekçenin de davanın reddine dayanak yapılması da doğru olmamış hükmün bu sebeple de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy