MAHKEMESİ: İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. ... Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15.12.2010 tarih ve 2010/102-2010/219 sayılı duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.06.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “... Alışveriş Merkezleri” markasını bay ve bayan ihtiyaç malzemeleri, “... Alışveriş Merkezi” markasını 35. sınıf, “...&... Alışveriş Merkezi” markasını 08, 09, 10, 21 ve 27. sınıf, “...” markasını 18, 27 ve 35. sınıf emtia yönünden tescil ederek kullandığını, müvekkilinin markalarının tanınmış marka olduğunu, davalının “...” unvanı altında faaliyet göstererek müvekkili ile haksız rekabet içine girdiğini ileri sürerek, davalının müvekkiline ait tescilli markayı kullanarak oluşturduğu haksız rekabetin tespiti ve ortadan kaldırılmasına, ..., ..., ..., Vergi Dairesinde yazılı ... ibaresinin silinmesine, tabela, katalog ve ilanlarının toplatılarak imhasına, kararın ... çapında yayın yapan bir gazetede ilanına, 500,00 TL maddi, 500,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, “...” ibaresinin 1983 yılından bu yana müvekkilleri tarafından işletme adı olarak kullanıldığını, 1994 yılında ticaret unvanı olarak tescil edildiğini, müvekkilinin ... markası adı altında üretip sattığı herhangi bir malın bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davalı adına tescilli marka bulunmadığı, davalının ... ibaresiyle başlayan ticaret unvanını 18.01.1994 tarihinde tescil ettirdiği ve o tarihten itibaren aynı sektörde kullanımı sebebiyle davacının tescilden haberdar olmadığının düşünülemeyeceği, 10 yılı aşkın süre sessiz kaldıktan sonra işbu davayı açmış olmasının MK'nın 2.maddesinde belirtilen iyi niyet kuralıyla bağdaşmadığı gibi bu ibarenin davalı şirketin tescilinden önce de şirketin ortaklarının babası tarafından uzun süre kullanılmış olması sebebiyle ... ibaresi üzerinde davalıya karşı davacının üstün hak iddiasında bulunmasının yerinde olmadığı, dolayısıyla TTK'nın 57. maddesinde belirtilen haksız rekabetin de oluşmayacağı, davalının ... ibareli marka tescilinin olmaması sebebiyle marka hükümsüzlük talebinin konusunun bulunmadığı gibi davacının diğer taleplerinin de idari nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.