MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....02.2011 tarih ve 2010/166-2011/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin “MINI ...”, “MINI COOPER”, “MINI” markalarının tescillli olduğunu, davalının “SAMINI” ibareli marka tescil başvurusuna .... sınıf kapsamı mallar açısından kısmen itiraz ettiğini, itirazın davalı ... tarafından reddedildiğini, ancak markaların müvekkilinin tanınmış markaları ile benzer olduğunu, karıştırılabileceğini ileri sürerek, davalı ... ...'nın 2010/M-1415 sayılı kararının iptalini, davalı marka başvurusunun tescil edilmesi halinde .... sınıfta bulunan malların tamamı açısından kısmen hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, iptali istenen ... kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, markaların benzemediğini, MINI ibaresinin ayırtediciliğinin düşük bir marka olduğunu, cins ve vasıf bildirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı şirketin “MINI” ibareli markasının yoğun tanıtım ve reklam sonucu aynı çevredeki insanlar tarafından tanınmış bir marka haline geldiğine ilişkin herhangi bir kanıt sunulmadığı, sunulan delillere göre ise bilinirliği yüksek olan “MINI COOPER” markasındaki “MINI” ibaresinin ise tüketicilerce “KÜÇÜK COOPER” olarak algılanacağı, davacıya hiçbir şekilde “MINI” ibaresi üzerinde tanınmış marka hakkı sağlamayacağı, başvuru markasının hiçbir şekilde davacı markalarını çağrıştırmayacağı, ayrıca davalı şirkete haksız yarar sağlamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy