MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/04/2010 tarih ve 2007/565-2010/122 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.06.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan ... ... Bankası A.Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi uyarınca sözleşmenin teminatı olarak davalı bankaya iki adet boş tarihsiz senet ile ipotek teminatı verildiğini, alınan bu teminatlara karşılık olarak davalı banka tarafından toplam 939.507,00 TL'lik yedi adet teminat mektubu verildiğini, bilahare davalı banka müdürünün hiçbir sebep yokken şirket sahibi ...'in zor durumda olduğunu düşünerek, tamamen kötü niyetle, öncelikle bankanın bir adet teminat mektubunu kullandığı ... Ofisi Genel Müdürlüğüne telefon açarak, hatta yetkilisine ulaşarak ...'in durumunun bozulacağını, teminat mektubunun paraya çevrilip çevrilmeyeceğini sorduğunu ve çevrilmesi gerektiğini beyan ettiğini, ... vekilini arayarak ...'in durumunun bozulduğunu, işleme başlamaları gerektiğini bildirdiğini, bu olaylar akabinde davalı bankanın henüz teminat mektupları paraya çevrilmemiş olmasına ve elinde taşınmaz ipoteği bulunmasına rağmen kendilerinde bulunan teminat senedine vade ve tanzim tarihi doldurarak müvekkili şirket ve sahipleri aleyhine 27.08.2007 tarihinde ihtiyati haciz kararı aldığını, bu kararın infaz edilerek müvekkili şirketlerin irtibatta bulunduğu ve bulunmadığı tüm kurum ve kuruluşlara, bankalara, belediyelere, müvekkillerinin bayisi olduğu şirketlere, ...'a ve tüm resmi kurumlara müzekkere yazılarak haciz işlemleri uyguladıklarını, yazılan müzekkereler üzerine genellikle kredi ile çalışan müvekkili şirketlerin durumunun kötüye gittiğini düşünen kurum ve kuruluşların kendi alacaklarını düşünerek vadesi gelmeyen ve o zamana kadar düzgün şekilde ödenen kredileri geri çağırdıklarını, davalı bankanın bu tutumunun müvekkili aleyhine icraların başlamasına, taşınmazları ve banka hesapları üzerine hacizler gelmesine sebebiyet verdiğini, bu suretle müvekkillerinin ticari sirkülasyonunun sona erdiğini, şirketlerin taahhütlerini yerine getiremediğini, bu nedenle de teminat mektuplarının paraya çevrildiğini, müvekkili şirketlerin iflasın eşiğine geldiğini, davalı bankanın ve banka müdürünün tüm işlemlerinin hukuka ve bankacılık geleneklerine aykırı olduğunu, doğmamış bir borç için haksız olarak ihtiyati haciz kararı alındığını, yapılan haksız takip uyarınca da müvekkillerinin ticari hayatının bitirildiğini ileri sürerek, şimdilik her bir davacı için 12.500,00 TL'den olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminat ile her bir davacı için 500,00 TL'den olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar banka ve ... vekili, müvekkili banka tarafından hacze başlanmadan önce davacıların acze düştüklerini, davacıların müvekkili banka ile banka müdürü hakkındaki iddialarının gerçek dışı olduğunu, davanın hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın kredi sözleşmesinin 37.maddesine dayalı olarak muaccel olsun veya olmasın her türlü alacağı için ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı alabileceği hükmü doğrultusunda ihtiyati haciz kararı aldığı, davalı banka ya da banka müdürünün davacıya karşı kastı veya kasta yakın ağır ihmalinin olduğuna ilişkin iddia dolayısıyla herhangi bir ceza soruşturması ve ceza dosyasının da bulunmadığı gerekçesiyle manevi tazminat davasının sübut bulmadığından reddine, maddi tazminat davasının ise davacıların iflasına karar verilmesi nedeniyle tefrikine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taktir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılardan ... ... Bankası A.Ş.'ye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy