MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.12.2011 tarih ve 2010/637-2011/1702 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tüm ev sigorta poliçesi ile sigortalı olan davalının dairesinde 03/12/2008 tarihinde banyo, küvet ve su tesisatından su akıntısı nedeniyle hasar oluştuğunu, ekspertiz raporuna binaen 08/06/2009 tarihinde onarım şirketine 5.133,00 TL ödendiğini, ancak hasarın binanın kusurundan kaynaklandığını ve poliçe teminatında olmadığını, davalı aleyhine başlattıkları icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta şirketinin poliçenin hasarı karşılamak için yeterli olduğunu beyan ettiğini, müvekkilinin gerekli onarımları yaptığını, dekorasyon şirketinin davalıya yaptığı hizmetin en fazla 1.500,00 TL değerinde bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının tüm ev sigorta poliçesi ile evini sigortalattığı, ancak poliçenin eşya hasarlarını karşıladığı, boya badana sabit dekorasyonun teminat harici olduğu, davalının evinde banyo ve tuvaletinde dahili su hasarı oluştuğu, küvet ve su tesisatından kaçak olduğu, davacı ... şirketinin ... firmasına 05/01/2009 tarihli faturaya istinaden 5.133,00 TL'nın 08/06/2009 tarihinde ödendiği, davacının davalı sigortalıdan, 3.062,00 TL onarım bedelini BK'nun 62. maddesi gereğince davalının sebepsiz zenginleştiği 08/06/2009 tarihinden itibaren yasal faizini isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının kısmen iptali ile takibin 3.062,00 TL asıl alacak ve 18,37 TL işlemiş faiz üzerinden devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 18,20 TL harcın temyiz eden davalıya iadesine, 23.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy