MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.03.2012 tarih ve 2009/1184-2012/183 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 26/06/2009 günü davalı bankaya ait bankamatik kartı ile ATM’de işlem yaparken kartının ATM’de sıkıştığını, şubenin saat 06:45 de kapalı olmasından dolayı kartın cihaz içinde güvende olduğunu düşünen müvekkilinin oradan ayrılmak zorunda kaldığını, olaydan sonraki ilk iş günü olan 28/06/2009 tarihinde durumu bankaya bildirdiğini, ancak bu sırada hesabından 4.010 TL nakit ve havale işlemi ile para çekildiğini öğrendiğini, savcılığa konu ile ilgili suç duyurusunda bulunduğunu, zararın davalı bankanın işlettiği ATM cihazının güvenlik sisteminin yetersizliğinden kaynaklandığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını ileri sürerek 4.010 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, davacının kartını ve şifresini güvenli bir şekilde muhafaza etmesi gerektiğini, kaybolması halinde derhal bankaya bildirimde bulunması gerektiğini, davacının kartını koruyamadığı gibi olaydan iki gün sonra bildirimde bulunarak tam kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olayda davalı bankanın ATM sisteminin güvenliğini tam olarak sağlayamadığı için objektif özen yükümlülüğü gereği meydana gelen zarardan sorumlu olduğu gibi davacının da kartının ATM cihazında kalmasına müteakip bankayı aramakta gecikerek zararın oluşmasına veya artmasına sebebiyet vererek müterafik kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 2.005 TL’nin davalının temerrüde düşürüldüğü 18/07/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 16,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.