MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 13. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/11/2011 tarih ve 2007/1088-2011/1386 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket merkezindeki hırsızlık olayında müvekkili şirkete ait müşteri çekleri, nakit para ve boş çek yapraklarının çalındığını,bu çalınan çeklere ilişkin çek iptali davası devam ederken ödeme yasağı alınan 5 adet çekin davalı tarafından ibraz edildiğini ve bu çeklerle ilgili davalı tarafından takip başlatıldığını,çek arkasındaki ciro sahibi bulunan firma veya şahıslarla müvekkili şirketin hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davalının çekleri çalıntı olduğunu bilerek aldığını, davaya konu çeklerin istirdadını, tahsil edilen çek bedellerinin temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini, davalı aleyhine % 40 tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin, iyi niyetli 3. kişi olduğunu, çekleri ciro yoluyla devraldığını, dava konusu çeklerin bankaya süresinde ibraz edildiğini, ödeme yasağı kararı verilmesinin çekin çek vasfını ortadan kaldırmadığını, davacının davalı müvekkilinin işbu çeki iktisabında kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğunu ispatla yükümlü olduğunu, müvekkilinin kendisinden sonra gelen ciranta Peres İkrazat'ın sigortalı çalışanı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, çeklerdeki ciro silsilesinin bozuk olması nedeni ile davalının kötü niyetli davrandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 704. maddeye dayalı çek istirdadı istemine ilişkindir. Davacı, davalı tarafından takibe konulan 5 adet çekin zayi nedeniyle iptali için dava açmış olup, davada davalı tarafından çeklerin ibraz edilmesi üzerine istirdat davası açmak üzere kendisine mehil verilmiştir. TTK'nın 704. maddesi gereğince çek, her hangi bir suretle hamilinin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı bir çek bahis mevzuu olsun, ister ciro suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702'nci maddeye göre
ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir. Bu maddeye göre, davacı evvela çekin hamili bulunduğunu, bu çekin elinden rızası dışı çıktığını bilahare ise, davalının çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya ağır kusurlu bulunduğunu ispatlaması gerekmektedir. Dava konusu çekler incelendiğinde, çekler üzerinde davacının cirosu bulunmadığı, muntazam ciro silsilesi içinde davalının cirosu bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece evvel emirde davacının bu çeklerin yetkili hamili olduğunu ve bilahare de davalının kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatlaması imkanı tanınarak, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken bu konuda hiçbir gerekçeye yer verilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.