MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03.05.2012 tarih ve 2011/202-2012/199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, davalının müvekkiline gönderdiği 26.01.2006 tarihli yazı ile 01.01.2005-01.01.2007 döneminde personel taşınması konusunda müvekkili ile imzaladığı sözleşmeyi tek taraflı ve haksız şekilde 01.02.2006 tarihinden itibaren feshettiğini bildirdiğini, daha sonra 28.01.2006 tarihli yazı ile “satın alma komisyonunun sözleşme hakkında bilgi vermemesi nedeniyle yanlış anlaşılma olduğunu, sözleşmede belirtilen tarihin sonuna kadar çalışmasının uygun olduğunu, 03.02.2006 tarihinde yapılacak pazarlıkta yeni ücret belirleninceye kadar ücretin eski fiyattan fatura edileceğinin bildirdiğini”, bu yazı ile fesih iradesinin pekiştirildiğini, 2005 yılı taşımacılığından hak ettiği ücretin eksik ödendiğini, sözleşme devam ettiği için yıl sonunda mahsuplaşma yapılacağı düşüncesi ile kısmi ödemeler için fatura kestiğini, personel taşımacılığı ihaleleri Ocak ayı başında yapıldığından yeni sözleşme için 01.01.2007 tarihini beklemesi gerektiğinden müvekkilinin fesih tarihi itibariyle 11 ay iş bulma olanağı kalmadığını ileri sürerek, 2005 yılından kalan ücret alacağı için 51.538 TL, 2006 yılında yoksun kaldığı kar sebebiyle 20.000 TL olmak üzere toplam 71.538 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, taraflar arasında davacının iddia ettiği gibi yazılı sözleşme bulunmayıp sözlü anlaşma olduğunu, davacının sözleşme olduğunu iddia ettiği belgenin davacının kendilerine sunduğu fiyat teklifi olduğunu, teklif kabul edildiği için imzalandığını, davacı gerekli hazırlıklarını tamamlayıncaya kadar başka firmalarla çalışıldığını, davacı eksikliklerini tamamlayınca aralarındaki sözlü mutabakat üzerine 2005 yılı 6. ayından sonra hizmet alındığını, taşıma sırasında davacının korsan araç çalıştırdığını, işçilerin işe geç getirildiğini, davacı uyarılmasına rağmen bu eksiklikleri gidermediğini, davacının düzenlediği faturaların ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının hizmet verdiği 11 aylık sürede düzenlediği 8 adet faturaya göre aylık ortalama brüt kazancın 4.146,90 TL olduğu, davacının azami 3 ay içinde yeni iş bulabileceğini ve sektördeki kar marjının %20 olduğu, buna göre davacının brüt 3 aylık 12.440,70 TL olan gelirin neti olan 2.488,14 TL kazançtan mahrum kaldığı gerekçesiyle 2.488,14 TL alacağın 17/02/2006 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 12,65 TL harcın temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy