MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/10/2011 tarih ve 2011/31-2011/384 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortağı iken 22/07/2003 tarihli ortaklar kurulu kararıyla ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, şirket ile bütün ilişiğinin kesildiğini, ayrıca müvekkili aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2003/500 Esas sayılı dosya ile ortaklıktan çıkarılması yönünde dava açıldığını, bu davanın halen derdest olduğunu, bu nedenle çıkarılma kararının halen kesinleşmediğini, çıkarılma tarihi olan 22/07/2003 tarihinden itibaren müvekkiline kâr payı ödemesi yapılmadığı için fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 8.000 TL kâr payının tahakkuk ettiği tarihten itibaren en yüksek reeskont faizi ile davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK'nun 539/4 maddesi uyarınca kâr ve zarar hesabı, bilançoyu tasdik ve safi kârı kullanma şeklini tayin yetkisinin şirket ortaklar kurulunda olduğunu, bu yetkisini bir başka organa devredemeyeceğini, mahkemenin ortaklar kurulunun yerine geçerek kâr payı dağıtımına ilişkin karar veremeyeceğini, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ortağı olduğu davalı şirkette bulunan 2003-2007 yılları arası kâr payı alacağını talep ve dava ettiği ancak incelenen şirket ana sözleşmesi ile şirket karar defterinden şirket ortaklar kurulunun kâr payı dağıtımına ilişkin alınmış bir karar olmadığı, bu hususta Türk Ticaret Kanunu'nun 539/4 ncu maddesi uyarınca safi karın kullanma şeklini tayin yetkisinin şirket ortaklar kuruluna ait olup bu yetkisini başka bir organa devredemeyeceğinin düzenlendiği, şirket ana sözleşmesinin 11 nci maddesi uyarınca şirket sermayesinin en az %51'i temsil eden hissedarların kâr payı dağıtımı kararı alabileceği, incelenen şirket ana sözleşmesi ve şirket karar defterinden bu hususta alınmış bir karar olmadığı, davacının kâr dağıtımına hususunda davalı şirket yetkili organlarına bir başvuruda bulunduğuna ilişkin bilgi ve belge olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy