MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.05.2012 tarih ve 2009/699-2012/310 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, davalı bankaca çek karnesi verilen dava dışı ... tarafından müvekkili şirkete keşide edilen 6.424,00 TL bedelli ve 02.08.2007 keşide tarihli çekin arkasının karşılığı olmadığından yazıldığını, keşideci aleyhine başlatılan icra takibinin sonuçsuz kaldığını, yapılan suç duyurusu kapsamında ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nce keşideci sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, dava dışı sanığın iade-i muhakeme talebi kabul edilerek dava konusu çekin üçüncü kişi tarafından sahte kimlik kullanılarak alındığı ve keşide edildiği gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiğini, davalı tarafın kendisine düşen objektif özen ve hassasiyeti göstermeyerek müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın çekin keşide tarihi itibariyle kademeli olarak hesaplanacak en yüksek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin yer aldığı çek karnesinin verilmesi aşamasında müvekkilince gerekli tüm özenin gösterildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından sadece dava dışı keşideci ... aleyhine icra takibi yapılıp cirantalar hakkında takip yapılmadığı ve dava gibi diğer yasal yollara başvurulmadığı, davacının çeke dayalı tüm müracaat yollarını tüketmemesi nedeni ile dava tarihi itibariyle zarara uğradığından bahsedilemeyeceği, davalı bankaca çek karnesinin noter tasdikli nüfus cüzdan sureti, ikametgah belgesi ve imza beyannamesine istinaden verildiği, bu nedenle çek karnesi verilen kişinin dava dışı ... olmadığının anlaşılabilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca Asliye Ceza Mahkemesince keşideci-sanığın karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılmasına verilmişse de infaz aşamasında anılan keşidecinin kimliğinin başkası tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, bu nedenle davalı bankanın kusurlu olduğunun kabulünün BK’nın 96. maddesi gereğince mümkün olmadığı gerekçesiyle, sübuta ermeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava, davalı bankaca sahte kimlik kullanan dava dışı çek karnesi sahibince davacı şirkette keşide edilen, ancak karşılığı bulunmayan çek nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece iki ayrı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak her ne kadar mahkemece, davacı tarafından sadece dava dışı keşideci aleyhine icra takibi yapılıp cirantalar hakkında takip yapılmadığı, davacı tarafından çeke dayalı tüm müracaat yollarının tüketilmemesi nedeni ile davacının dava tarihi itibariyle zarara uğradığından bahsedilemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, lehdar olarak davacının bulunduğu hususunun gözden kaçırılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.Ayrıca, 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince hafif kusurlarından dahi sorumlu bulunan bankaların gerek çek hesabı açarken, gerekse de çek karnesi verirken olaya uygulanması gereken Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. ve 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasında belirtildiği üzere, kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni göstermeleri ve bankanın iç işleyişine ilişkin mevzuat hükümlerine uygun hareket etmeleri gereklidir. Bu kapsamda bankalar sadece kendilerine ibraz edilen bir kısım belgelerle yetinmeyip, hesap açtırmak isteyen kişiyi işyeri seviyesinden soruşturmak ve benzeri incelemeleri yapmak suretiyle hesap açmak ve buna göre çek karnesi vermek durumundadırlar. Bu itibarla, mahkemece öncelikle davalı finans kurumunun, çek hesabı açarken aranacak koşullara ilişkin bir iç mevzuatını bulunup bulunmadığı soruşturulup dosya içine celbedilmesi ve sahte kimlik kullanılarak dava dışı ... adına çek hesabı açan davalının hangi nedenle kusursuz olduğunun somut gerekçelerinin tartışılıp değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bununla birlikte mahkemece, davacının hukuki ilişkiye girdiği partneri seçmekte müterafık kusurunun bulunup bulunmadığı hususu da değerlendirilmiş, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak verilen hükmün bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.