MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15.02.2012 tarih ve ... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında 09.02.2004 tarihinde imzalanan sözleşmeye göre müvekkiline dükkan, atölye binası, arsa, makine ve teçhizat devredileceğini, müvekkilinin de buna mukabil ...’e 1.500 Euro nakit para ve tarihsiz 28.500 Euro bedelli senet verdiğini, sözleşmenin 4. maddesin de ise şirket hisse devrinin kararlaştırıldığını sözleşmeye konu atölye binası ve arsanın dava dışı ...’in borcundan dolayı hacizli olduğunun, tapunun müvekkiline devrinden sonradan anlaşıldığını, müvekkilinin verdiği vadesiz senedin davalı ... tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurulup kendi edimini yerine getirmeden senedi kötüniyetle davalı ...’a ciro edilip bu davalı tarafından kötüniyetli olarak icra takibi başlatıldığını, sonra da davalı ...’ın talimatı ile alacağın davalı ...’a temlik edildiğini, müvekkiline ait gayrımenkullerin icra dosyasında satışının yapıldığını, sözleşmede yer alan edimler yerine getirilmediği sürece senedin bedelli olmayacağını, müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, müvekkilinin icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine, gayrimenkulün müvekkiline iadesine, müvekkilinin satılan diğer gayrimenkulünün satışı nedeni ile uğradığı zararın tazminine, dosyaya yatan paranın kendisine ödenmesine, davalıların %40 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin davalı ...’den alacağına karşılık dava konusu senedi aldığını, senedin takibe konulmasından sonra ... ile aralarında yaptıkları anlaşmaya göre davalı ...’a temlik edildiğini, kötüniyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin davalı ...’dan alacağına karşılık dava konusu alacağı temlik aldığını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını savunmuştur.
Davalı ..., yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davacının borçlarını ödemediğini, ekonomik sıkıntıya düştüğü için dava konusu senedi davalı ...’ya verdiğini, kötüniyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacı ile davalı ... ve dava dışı davalının oğulları ... ve ... arasında 09.02.2004 tarihinde yapılan sözleşmeye göre davacı ...'ye sözleşmede kararlaştırılan hisselerin devredildiği ve yine sözleşmede kararlaştırılan makine ve techizatların teslim edildiği, sözleşme konusu taşınmazların devrinin davacıya yapıldığı, ... ili ... Mah. 1047 ada 1 parselde önceki hissedar ...'in payına haciz olduğunu tapu kaydında şerh olarak yazıldığı, tapu devrinin 16.12.2002 tarihinde yapıldıktan sonra davalı ...'in oğlu ... ile davacı ... arasında 30.09.2004 tarihli sözleşme yapıldığı, bu sözleşmede daha önce ...'e 09.02.2004 tarihli sözleşme ile verilen 50.000 Euro'luk senedin 34.000 Euro'ya düşürüldüğü, senedin vadesi tespit edilirken taşınmaz üzerinde haczi bulunan ...'ye ait icra dosyasının çözümlenmesinden sonra en geç bir aylık süre olacağının belirlendiği, buna göre taşınmaz üzerindeki haczin ... tarafından kaldırıldıktan sonra 34.000 Euroluk senedin vadesinin belirlendiği, dolayısı ile 09.02.2004 tarihinde taraflarca kararlaştırılan taahhütler içerisinde taşınmazın devrine ilişkin taahhüdün davalı ... ve dava dışı oğlu ... tarafından yerine getirildiği, taşınmazdaki haciz nedeni ile ...'nin bu hacizden dolayı 50.000 Euro'luk senetten indirim yapıldığı, dolayısı ile davalı ... sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirdiği, taşınmazın devrinin verildiği, şirketteki hisse devrinin yapıldığı, techizatların teslim edildiği, dosya içerisindeki belge ve delillerle de 09.02.2004 tarihli sözleşmede ve 30.09.2004 tarihli sözleşme ile birlikte değerlendirildiğinde ...'e verilen 50.000 Euro'luk senedin bedelinde indirim yapılmasının hacze bağlı olarak yapıldığı kanaati oluştuğu, davalı ...'in sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirdiğinden davacının taahhhütte bulunduğu 28.500 Euro'luk senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti yönündeki talebi yerinde görülmediği, diğer davalıların üçüncü şahıs olduğu davacının şahsi defisinin senet alacaklısına karşı ispat edemediği nazara alındığında diğer davalılar yönünden de davanın reddine karar vermek gerektiği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy