MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.10.2011 tarih ve 2011/34-2011/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardan beri ... tanıtıcı işareti ile ticarî faaliyette bulunduğunu, TPE nezdinde tescilli ... esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının 26.03.2009 tarihinde ... +ŞEKİL ibare ve biçimli 9, 37, 39, 42 sınıflardaki mal ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, ticaret unvanına tecavüz, iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayanılarak başvurunun reddi istemi ile yaptıkları itirazın Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2010/M-4783 sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvurunun tescilinin müvekkilinin tanınmışlık vasfı kazanan marka ve ticaret unvanından doğan haklarına tecavüz oluşturacağını, markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, başvuru konusu ... +ŞEKİL ibare ve biçimli işaret ile davacının ... ibareli marka ve ticaret unvanı arasında kapsamlarında yer alan ürün ve hizmetler bakımından ortalama tüketiciler için iltibas tehlikesi bulunmadığını, başvurunun tescilinin davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamasının veya onun itibar ve ayırt edici karakterini zedeleme ihtimalinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının markalarının ... esas ve ayırt edici unsurlu oldukları, başvuru konusu işaretin ... +ŞEKİL ibare ve biçimli olduğu, ... sözcüğünün yapılacak ve kapsamında bulunan enerji ile ilgili iştigal mevzuunu işaret ettiği, başvuruda yer alan şeklin de enerji sektöründe sık kullanılan bir işaret olduğu, bu işarette asıl ve ayırt edici unsurun ... kelimesi ile temsil edildiği, ancak başvuru kapsamında yer alan 9. sınıftaki elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama ve kontrol cihazları ve araçları; 37. sınıftaki elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama ve kontrol cihazları ve araçlarının bakım, onarım, tamir ve tesisi hizmetleri ve 39. sınıftaki enerji dağıtım hizmetlerinin davacının markalarının kapsamında yer almadığı, aynı tür de sayılamayacakları, tamamen farklı sektörlere ilişkin bulundukları, buna karşın başvuru kapsamındaki 42. sınıf tasarım hizmetlerinin giyim ürünlerinin tasarımlarıyla ilgili hizmetlerini de içerecek biçimde geniş olduğu, bu nedenle davacı markalarının kapsamlarında yer alan ürünlerle aynı tür sayılmasının zorunlu olduğu, davacının ... ibareli markasının iç giyim ve mayo ürünleri ile ilgili sektörde tanınmışlık kazandığı, ancak hiç kimsenin 9. 37. 39. sınıftaki mal ve hizmetlerden yararlanmak yahut satın almak isterken, davacının iç giyim ve mayo ürünleri sektöründe kullandığı ... ibareli markaları hatırlamayacağı, bu nedenle davalı başvurusunun davacının reklâm gücünden haksız biçimde yararlanacağından ve bu şekilde mal ve hizmet satışlarını artıracağından söz edilemeyeceği, davalının, davacı markasının tanınmışlığından istifade etmek suretiyle toplumun dikkatini çekmek ve onun temsil ettiği imaj ve güvenin, hiç bir masraf ve çaba harcanmadan kendi ürün veya hizmetlerine devrini sağlama olanağı bulunmadığı, özellikle davalı başvurusunun konusu olan işaretin farklı bir anlayışla oluşturulmuş bulunması ile davacı markalarına yanaşma niyet ve arzusunu taşıdığının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPE YİDK'nun 2010/M-4783 sayılı kararının başvuru kapsamındaki 42. sınıfta bulunan tasarım hizmetleri bakımından iptaline, sair yönlerden iptal isteminin reddine, davalının başvurusu hâlen marka olarak tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90'ar TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ... davalı TPE'den ayrı ayrı alınmasına, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.