MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.05.2012 tarih ve 2008/560-2012/87 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.02.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av....ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin murisi...’ın davalı sigorta şirketince 14/11/2005 tarihinde Ciddi Sağlık Riskleri Poliçesi ile 1 yıl süreli olmak üzere sigortalandığını, murisin primlerini düzenli olarak ödediğini, 14/11/2006 tarihinde poliçenin 1 yıl daha yenilendiğini, poliçe gereği teminat altına alınmış risklerden birinin gerçekleşmesi halinde sigortalıya 80.000 USD ödeneceğinin sigorta tarafından taahhüt edildiğini, 25/05/2007 tarihinde murisin çalıştığı iş yerindeki hırsızlık sonucu kredi kartlarının da bulunduğu çantasının çalındığını, derhal karakola müracaat ettiklerini ve bankalardan da çalınan kredi kartlarını iptal ettirdiklerini, iptal edilen kredi kartlarından çekim yapılamadığından başka şirketlerce kendisinden yeni kredi kartı bilgisi istendiğini 10/10/2007 tarihinde murise akciğer kanseri teşhisi konulduğunu, poliçe gereği teminatın ödenmesi için 01/11/2007 tarihinde sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu davalının kredi kartından çekim yapılamaması nedeniyle poliçenin iptal edildiğinin belirtildiğini ancak murise herhangi bir ihtarname gönderilmediğini, tüm belgeler eklenerek yapılan başvuru sonrası davalı yanca ... 31. Noterliği'nce keşide edilen ihtarnamede murise iadeli taahhütlü mektup gönderildiği, mektubun iade olduğu, telefonlarına ulaşılamadığından 30/07/2007 tarihinde poliçenin iptal edildiğinin belirtildiğini, sigorta özel şartlarının 34.1 maddesi gereği davalı şirketçe murise yapılmış usulüne uygun ve murisin eline ulaşmış ve tebellüğ edilmiş bir bildirim bulunmadığını, poliçedeki tazminatın tahsili için ... 20. İcra Müdürlüğü 2008/1049 E. sayılı dosyası ile girişilen takibe haksız ve kötü niyetle itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili davacı murisi ile sigorta arasında Ciddi Sağlık Riskleri Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, poliçenin ilk yılına ve 2 yılına ait prim ödemelerinin müteveffanın bildirdiği kredi kartından çekilerek poliçelerin yenilendiğini ancak 14/06/2007
ve 14/07/2007 tarihli primin müteveffa tarafından bildirilen kredi kartından tahsil edilemediğini, başvuru formundaki iletişim adresine iadeli taahhütlü ihtar mektubu gönderildiğini ancak adres kapalı olduğundan mektubun sigorta şirketine iade olduğunu, telefonuna da ulaşılamadığını, telesekreterine not bırakıldığını, bu nedenle prim vadesinin üzerinden 46 gün geçtikten sonra dava konusu poliçenin iptal edildiğini, müteveffanın kredi kartının çalındığına dair sigortaya bilgi de vermediğini, ayrıca tazminata konu rahatsızlığın poliçenin iptal edildiği tarihten sonra teşhis edildiğini, bu nedenle de herhangi bir tazminat ödemesi yapılamayacağının bildirildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı murisi ...’ın davalı sigorta şirketinde 14/11/2005-14/11/2006 tarihleri arasında 1 yıl süreli Ciddi Sağlık Riskleri Poliçesi düzenlediği, 14/11/2006 tarihinde 15/11/2007 tarihine kadar geçerli olmak üzere 1 yıl daha yenilendiği, poliçede teminat altına alınan risklerden birinin gerçekleşmesi halinde 80.000 USD tazminat ödeneceğinin kabul edildiği, sigorta sözleşmesinin genel şartlarının C.1. maddesinde 1 yıldan uzun süreli hayat sigortalarında sigorta ücretinin veya taksitlere bağlanmış olması halinde herhangi bir taksitin vadesinde ödenmemiş olması halinde sigorta ettirenin son ikamet adresine taahhütlü mektup veya noter kanalı ile ücret veya taksidin 1 ay içinde ödenmesi aksi takdirde sigortanın feshedilmiş olacağının ihtar edilmesi, bu sürenin sonunda ücret veya taksit ödenmemiş ise sözleşmenin feshedileceğinin hüküm altına alındığı, sigorta şirketi tarafından her ne kadar davacı murisine iadeli taahhütlü mektup ile bu durumun bildirildiği iddia edilmiş ise de iadeli taahhütlü olduğu belirtilen mektubun iade kartonunda içeriğinde ne olduğunun anlaşılamadığı ancak davalı taraf her ne kadar 12/01/2012 tarihli dilekçesi ile kapalı zarf halinde durduğu belirtilen zarf ve eki mektup içeriğini ibraz etmiş ise de ... yapılan araştırmada mektup üzerindeki barkod numarasından taahhütlü mektubun merkeze gelişine rastlanmadığının bildirildiği, murisin hasta, müşahade ve epikrız raporları ve 04/11/2010 tarihli bilirkişi raporunun tıbbi yönden inceleme bölümüne göre de 03/01/2007 tarihli PA grafide kitle şüphesinin bulunduğu ve hastaya Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri tanısı konusu konulduğu ve tanı esnasında metastas yapmış olan tümörün 4. evrede olduğu ve bu evreye yaklaşık 1 yıl içinde geldiği, buna göre de tümörün 2006 yılından itibaren en iyi ihtimalle progresyon göstermeye başlamış olduğunun kesin olarak belirtildiği, bu durumda sigorta şirketinin sözleşme feshinin ve iptal işleminin, ihtarname şartına uyulmaması nedeni ile yerinde olmadığı ve murisin hastalığının sigorta süresi içerisinde meydana geldiği ve sözleşmenin özel şartlarının 30.1. maddesinde de kanser rizikosunun sigorta teminatında kaldığı ve davalıya rizikoya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gönderilerek tazminat ödemesine ilişkin davacı yanca keşide edilen ihtarnamenin 09/01/2008 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile ... 20. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1049 sayılı dosyasında 80.000 USD'nin takip tarihindeki efektif kur karşılığı olan 102.976,00 TL asıl ve 10.01.2008 temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında yıllık %9 yasal faiz üzerinden 2.234,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 105.210,44 TL için takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit nitelikte olduğundan %40 oranındaki 42.084,17 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı tarafça icra takibine konu alacak hakkında avans faizi uygulanması talep edilmesine karşın, mahkemece, davaya konu uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklandığı ve bu hali ile mutlak ticari davalardan olup temerrüt faizinin avans faizi olarak belirlenmesi gerektiği göz önüne alınmaksızın, devamına karar verilen takip alacağına yasal faiz uygulanması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 maddesine göre kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 2. paragrafında yer alan “takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz uygulanarak devamına” ibaresinin çıkartılarak yerine “takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak devamına” kelime grubunun eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5.623,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy