MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.01.2012 tarih ve 2010/716-2012/23 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketteki hissesini 16.03.2007 tarihinde 100.000 TL bedelle dava dışı ... ...'ya devrettiğini, bu devir karşılığında şirkete ait 100.000 TL bedelli ... Bankası ... Şubesine ait ... numaralı 26.11.2009 keşide tarihli çekin müvekkiline devir bedeli olarak verildiğini, şirket yetkililerinin talebi üzerine çekin keşide tarihinde bankaya ibraz edilmediğini, 6 aylık zamanaşımı süresi geçtiğinden çek bedelinin tahsili amacıyla davalı şirket hakkında ilamsız takip başlatıldığını, takibe itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya, müvekkili şirkette çalışırken müşterilere verilmek üzere 3 adet çek verildiğini, davacının bu çeklerden ikisini müşterilere verdiğini, birisinin ise kendisine kaldığını, bu çekin istenmesine rağmen davacının müvekkili şirketi oyalayarak çeki iade etmediğini, daha sonra boş olarak verilen bu çekin takibe konulduğunu, çekin üzerindeki imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını savunarak, davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı, TTK'nın 644. maddesine dayalı olarak talepte bulunmuş ise de, öncelikle dava konusu çek altındaki imzanın ya vekaletname verilen kişi tarafından ya da yetkili temsilciler tarafından atılmış olması halinde davalı şirketi bağlayacağı, çekin keşide tarihi itibariyle Ümit Göksu'nun çek keşide etme yetkisinin olmadığı, grafolog bilirkişiden alınan rapora göre de imzanın bu şahsa ait olmadığından, bu çekten dolayı davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, davacının takip başlatmada haksız ve kötüniyetli olmadığı anlaşıldığından davalının tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy