MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.04.2012 tarih ve 2012/45-2012/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ... adına Toprakbank ... Şubesi'nde 21/04/1999 tarihinde (137.000) DEM tutarında vadesiz mevduat hesabı açıldığını, hesaptaki paranın yetkisiz kişiler tarafından 15/01/2001 tarihinde çekildiğini yurt dışında yaşayan müvekkilinin izin için Türkiye'ye geldiğinde durumu öğrendiğini, sorunun giderileceği hususunun müvekkiline bildirildiğini, mevduat hesabının bulunduğu Toprakbank'ın bankacılık lisansının 30/11/2001 tarihi itibariyle kaldırılıp aynı tarih itibariyle Bayındırbank ile birleştirilerek Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na intikal ettirildiğini, anılan nedenle husumetin ...'na yöneltildiğini, olay nedeniyle daha önce ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılan bir başka davada da davalı Banka'nın 21/04/1999 tarihli yetki belgesine dayanılarak dava dışı ...'a ödeme yaptığı yönünde savunmada bulunduğunu, müvekkilinin bu anlamda dava dışı herhangi bir üçüncü şahsa yetki vermediğini ileri sürerek davalı tarafından üçüncü kişiye ödenmiş olan 137.000 DEM karşılığı 137.200 TL tutardan fazlaya ilişen hak saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL'nin fiilin gerçekleştiği tarih itibarıyla yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 16/03/2009 tarihli ıslah dilekçesi ile de 137.000 DEM karşılığı 138.278 TL tutarın faizi ile birlikte iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, öncelikle davanın zamanaşımına uğradığını, davacının hesabın açıldığı 21/04/1999 tarihinde Toprakbank A.Ş. ... Şubesi'ne hitaben verdiği yetki belgesi ile dava dışı ...'ı 679033 nolu hesabı üzerinde yetkili kıldığını, bir an için davacının banka şubesine yetki belgesi vermediği ve yetki belgesindeki imzanın kendi eli mahsulü olmadığı kabul edilse dahi bu durumda hesabın nasıl açılabildiği hususunun izaha muhtaç bulunduğunu, gerçekten de hesaptan para çekilmesi koşulları ile hesabın açılması koşulları arasında ayniyet bulunduğunu, para çekenin üçüncü kişi konumunda değil davacının damadı konumunda olduğunu, davacı ve dava dışı üçüncü şahsın birlikte hareket ettiklerini, dava dışı üçüncü şahsa da dava açması gerektiğini, mevduat hesabının işleyişi sürecinde davacıdan sadır davalı bankaya muhatap herhangi bir yazılı belge bulunmadığını,
üstelik 21/04/1999 tarihinden yaklaşık yedi yıllık süre geçtikten sonra iş bu davanın ikame olunduğunu, davacının sessiz kalarak gerçekleşen işleme icazet vermiş sayılması gerektiğini, 15/01/2001 tarihli işlem dekontunda dava dışı ...'la birlikte davacı ...'ın da imzasının bulunduğunu, bu dekonttaki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunun bilirkişi incelemesi gerektirdiğini, davacının tamamıyla kendi kusurundan kaynaklanan izin ve icazet verdiği işlemlerden ötürü müvekkili bankanın sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 103,00 TL temyiz başvuru harcının ve aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy