(1086 S. K. m. 185) (818 S. K. m. 41, 42, 43, 47)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada; İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.04.2010 tarih ve 2007/307-2010/119 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı, davalı Ş...... Sigorta A.Ş. ve davalı A., B. vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı B.'in sürücüsü, A.'in işleteni Ş.... Sigorta A.Ş.'nin ferdi kaza koltuk, G.....Sigorta A.Ş.'nin zorunlu mali mesuliyet sigortalısı olduğu otobüste yolcu olarak bulunduğu sırada, arkalarından gelen davalı Süleyman'ın maliki, Ş.... Sigorta A.Ş.'nin zorunlu mali mesuliyet sigortalısı olan kamyonun çarpması sonucu yaralandığını, olay nedeniyle çalışma gücünü kaybettiğini, bakıma muhtaç hale geldiğini, manevi üzüntüye kapıldığını ileri sürerek, 80.000.-TL maddi tazminatın davalılardan ve 20.000.-TL manevi tazminatın davalı S., A. ve B.'den tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 180.000.-TL'na yükseltmiş ve davalı A., B., G.....Sigorta A.Ş. yönünden davasını atiye terke bırakmıştır.
Davalı Ş.... Sigorta A.Ş. vekili, davacının zararının öncelikle koltuk ferdi kaza, kara yolu taşımacılık mali sorumluluk, zorunlu mali mesuliyet sigortalarından karşılanması gerektiğini, poliçede sorumluluklarının sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı S. vekili, kusur durumunu kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı A. ve B. vekili, kazada kusurları olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı G.... Sigorta A.Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre. taleple bağlı kalınarak 180.000.-TL tazminatın davalı Ş.... Sigorta A.Ş. poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere S. ve sigortadan, 3.000.-TL manevi tazminatın davalı S.'dan tahsiline, diğer davalılar yönünden atiye terk nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı, davalı Ş.... Sigorta A.Ş. ve davalı A., B. vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı Ş.... Sigorta vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin kapsamın dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak dava, taşımadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece hükmün 2. fıkrasına maddi tazminatın davalı S. ve Ş.... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline denildikten sonra parantez içinde (Ferdi kaza koltuk sigortası haricen ödendiğinden bu ödeme hariç olmak üzere) ibaresi yazılmıştır. Oysa, otobüs zorunlu koltuk sigortası ferdi kaza sigortasının bir türü olup, ölüm rizikosunun gerçekleşmesi halinde sigorta poliçesinde belirlenmiş bulunan ölüm teminatının, maktu bir tazminat olarak hak sahiplerine ödenmesini gerektirir. Diğer bir deyişle bu sigorta bir meblağ sigortası olup, ölen sigortalının hak sahiplerinin gerçek zararlarını gidermeye yönelik bir tazminat sigortası değildir.
Bu itibarla, mahkemece hüküm kısmına infazda tereddüt yaratacak şekilde (Ferdi kaza koltuk sigortası haricen ödendiğinden bu ödeme hariç olmak üzere) ibaresinin yazılması doğru olmamıştır.
3- Öte yandan, karar tarihinde yürürlükte olan HUMK'nunda atiye terk adında müessese bulunmamaktadır. HUMK 185/1. maddesine göre açılan davanın geri alınabilmesi için bu isteğe karşı çıkılmamış ve davalı tarafından açıkça rıza gösterilmiş olması gerekir. Zımni muvafakat geçerli değildir.
Somut olayda, davacı vekili tarafından davalı A. ve B. hakkında atiye terk talebinde bulunulmuş olup, talep dilekçesi mümeyyiz davalılar vekiline tebliğ edilmediği gibi, atiye terk talebine rızalarının olup olmadığı hususunda beyanları dahi alınmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece mümeyyiz davalıların atiye terk talebine karşı beyanları alınıp, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle mümeyyiz davalılar A. ve B. hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Ş.... Sigorta vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı Ş.... Sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraflar yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı A. ve B. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 03.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy