MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.02.2012 tarih ve 2012/260-2012/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketin %10 oranındaki azlık payı sahibi olan müvekkillerinin 2009 yılı olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyeleri ve denetçi hakkında sorumluluk davası açılmasını talep ettiklerini, bu taleplerinin oyçokluğuyla reddedildiğini, %10 azınlık payı hak sahibi olarak müvekkillerinin dava açılması yönünde oy kullandığını, 1 ay içinde dava açılması gerekirken şirket tarafından dava açılmadığını belirterek davalı şirket yönetim kurulu ve denetçi aleyhine TTK'nın 341. ve 359. maddeleri uyarınca sorumluluk davası açılabilmesi için şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirketin yönetim kurulu üyeleri ve denetçisi hakkında ayrı ayrı dava açıldığını, bu nedenle yeniden dava açılmak üzere kayyım atanması halinde açılacak davaların derdest dava durumunda olacağını, davacıların dava açmakta hukuki menfaatleri bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket yönetim kurulu üyeleri ve denetçi aleyhine açılan her iki dava dosyasında davacı ve davalıların birbirlerine karşı dava açmış konumunda oldukları, menfaat çatışması bulunduğu, davalarda şirket menfaatlerinin bu şekilde korunmasının mümkün olmadığı, mevcut her iki dava için kayyım atanması gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne, 27/06/2010 tarihli genel kurul kararı uyarınca yönetim kurulu üyeleri aleyhine ve denetçi aleyhine açılan sorumluluk davalarında davalı Mat İnşaat Turz. Tarım Gıda Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş.'yi temsil etmek üzere kayyım atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 18,00 TL harcın temyiz edene iadesine, 14.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy